Jump to content
Türk Anime TV Forum

Önerilen İletiler

15eb90x.jpg

 

Plastic Memories プラスティック・メモリーズ

 

Bölüm Sayısı: 13

Tür: Bilim-kurgu, Romantizm, Dram

Stüdyo: Doga Kobo

Sezon: 2015 İlkbahar

 

 

Sinopsis

Üniverisite giriş sınavlarında başarısız olan, 18 yaşındaki Tuskasa Mizugaki'ye, babasının bağlantıları sayesinde, SAI Corporation tarafından bir iş teklifinde bulunulur. SAI Corporation, insani duygulara sahip androidlerin üretimi ve yönetimiyle ünlüdür ve Tsukasa bu şirketin, Merkezi Servis Departmanı'nda görev alacaktır. Bu bölümün görevi vadesi yaklaşmış giftiaları geri toplamaktır - kısaca burası giftialar için son duraktır. Daha da kötüsü (ya da iyisi), Tsukasa'ya, departmanda, Isla (Ayla) adında bi giftia ile birlikte çalışması emredilmiştir. Isla, çalışanlara çay servis etmek dışında, daha önce hiç bir sorumluluk almamıştır.

 


 

Her sezonun, şüphesiz, heyecanla beklenen, üzerinde henüz başlamadan sıkça konuşulan ve yayınlandıkları sezonun en iyi serileri olacakları iddia edilen animeleri vardır. Bununla beraber, her sezon kendi içerisinde sürprizleri de barındırır. Ben bu süprizlere genellikle bahar sezonunda denk gelirim. 2015 bahar sezonu da bir çok yüksek kaliteli yapımın yanında, bu sürprizlerden birini, Plastic Memories'i getirdi. 

 

Plastic Memories, 2014'ün aynı sezonunda yayınlanan Hitsugi no Chaika ya da 2011 bahar sezonuna karşılaştığımız Denpa Onna to Seishun Otoko da olduğu gibi eksantrik bir kız ve ona göz kulak olmaya çabalayan bir delikanlıyı konu alıyor. Isla'nın partneri olan Tsukasa bir yandan onunla düzgün ve sürekli bir iletişime geçmeye bocalarken, bir yanda da ikili giftiaların geri alımı görevlerini yerine getirmeye çalışıyorlar. 

 

Hikayenin ilk bölümünde, seri, Tsukasa ve Isla'nın görevlerini yerine getirirken, insalar ve giftialar arasındaki ilişkileri kavramalarına şahitlik etmemize izin veriyor. Bu esnada, Isla ve Tsukasa - ben zamansız iliştirildiğini düşünsemde - kendilerini komik ve garip durumlar içerisinde buluyorlar fakat aynı zamanda görevlerinin zorluklarıyla da yüzleşme fırsatları oluyor. Hikayenin ikinci bölümü ise ilk bölümde anlatılan temanın Tsukasa ve Isla üzerinde adeta yansıması gibi. Isla, Tsukasa ve ekibin geri kalanı ile olan ilişkilerinde ilerleme kaydederken, Tsukasa, kendisini, görevini sorgulamasına neden olan zor bir kararla karşı karşıya buluyor. 

 

9uq9dz.jpg

 

Animede, Tsukasa ve Isla dışında çok fazla ekranda görünme süresine sahip olmasada, oldukça eğlenceli karakterler mevcut. Bunlar içerisinde Tsukasa'nın gizli hayranı Michiru ve onu bu konuda sürekli iğneleyen partneri giftia Zack ile Isla'nın romatik hayatı ile yakından ilgilenen Eru belki de en çok ön plana çıkanlar. 

 

Michiru, Tsukasa'ya karşı hisettiklerini pek açık etmek istemeyen bir tsundere. Ama ne yaparsa yapsın, Zack'ın bu duygularını, onun yerine, insan içinde dillendirmesine engel olamıyor. Eru ise bir teknisyen Isla ile yakından ilgileniyor. Hikayenin bir bölümünde onun da geçmişine değiniliyor. Bu karakterlerin yer aldığı sekanslar hikayeye ayrı bir heyecan ve keyif katıyor. Geri kalan karakterler, Tsukasa ve Isla'ya yol göstererek hikayeye katkı sağlıyorlar.

 

12 bölümlük seride, özellikle Tsukasa ve Isla'nın karakter gelişimlerine odaklanılmış. Sonunda ikisi de büyük sayılabilecek bir değişim geçiyorlar. Yönetmen Yoshiyuki Fujiwara anlaşılan konunun çok fazla dağılmasını istememiş (edit: zira ilk bölümlerde yeterince dağınıktı). Bunu yaparak, doğru bir karar aldığını söyleyebiliriz. Zira verilmek istenen mesaj açıkça izleyiciye ulaşabiliyor. (edit) Bu nitelik aynı zaman Plastic Memories'i izlemesi ve sindirmesi kolay bir seri olmasına katkı sağlıyor. 

 

4ugg2w.png

 

Anime seiyuu kadrosu, Isla'yı seslendiren Sora Amamiya(Tokyo Ghoul - Touka, Akame ga Kill! - Akame) dışında genellikle yan rollerde görev isimlerden oluşuyor. Tsukasa'yı seslendiren Yasuaki Takumi'nin Sora Amamiya ile uyumu genellikle göze batmıyor. Eru'yu seslendiren Sumire Uesaka ve Michiru'yu seslendiren Chinatsu Akasaki, enerjik teknisyen ile tsundere iş arkadaşına hayat vermede başarılı olduklarını söylemek yalnış olmaz. 

 


 

Doga Kobo tarafından anime edilen serinin animasyon kalitesi üst düzey olmasa da belli bir standardı tutturuyor. Gelecekte geçen bir seriye göre Plastic Memories'in mekanlarındaki çeşitlik az ve çok önemli sahneler dışında arkaplanların detayları oldukça düşük. Seri bu alanlardaki boşluğu iyi tasarlanmış karakterlerle doldurmaya çalışıyor. Özellike yakın planlarda karakterlerin canlılığı oldukça iyi. Yapımın müzikleri sizi çok fazla rahatsız etmeyecek. Açılış ve kapanış parçaları serinin ruhunu yansıtıyor.

 

 

Plastic Memories, yukarıda bahsettiğim tüm bu yöneleri ile izlemesi kolay, zaman zaman içinizi ısıtan, zaman zaman ise bir burukluk hissetmenize sebep olan -belki de sizden bir kaç damla göz yaşı çalabilecek- kaliteli bir yapım. İlk bir kaç bölümdeki şoku atlatırsanız büyük bir keyif ve heyecanla izleyecekseniz.

 

Gitmeden önce seriyle ilgili dikkat çekici bir noktayi vurgulamakta fayda var. Her açılışta Isla'nın ifadesine dikkat ettiniz mi?

 


 

*****

Kutatgu'nun notları bölümü

Seri yayınlandığı tarihten bu yana bu incelemeyi yazmayı bekliyordum ama hayat araya girince bir türlü kısmet olmadı. Bu incleme, aslında, ilkbaharda takip ettiğim bu seriden, aklımda kalanlarla oluşturuldu. Bu nedenle eksik bulduğunuz yönleri kıyasıya eleştirmekten kaçırmayın. Ayrıca yazının sonuna daha derin görüşler ekleyecektim. Ama içiniz baymasın diye o bölümü şimdilik çıkarmaya karar verdim. Son olarak seriye verdiğim not mynaimelist'de 10 üzerinden 7'ydi. Şimdilik bu kadar. Yok bu kadar değil. İncelememi istediğiniz anime olursa istek yapabilirsini :D

Bu mesajı paylaş


Bu mesajın linki
Sosyal ağlarda paylaş

Eline emeğine sağlık Alper ama bende hiç böyle derin izler hatta senin yazdıklarının yarısını yazacak kadar bile düşünceler bırakmayan bir seri  :smile_bilmem: İlk 2 bölümüne zorla dayanabildim, bildiğin klişeler ile süslü moesi, tsunderesi bolca mevcut başından itibaren sonunu tahmin edebileceğin bir örgüye sahip haa seriyi bitirdin de mi böyle konuşuyorsun diyebilirsin dediğim gibi 2 bölüm zor dayandım indirme kotama acıdım o derece  <_< 

Hele ki sen teknolojik olarak geliş, ilerlemenin dibine vur insana bu kadar benzeyen robot yap ama tamir edeme nasıl yani diye sormazlar mı :smile_artiz: 

Salya sümük oldum, şöyle parçalandım, böyle dağıldım yorumlarını okuyunca benim bulamadığım ne buldular bu seride diye düşünmüyor da değilim, elbette seveni vardır buradan onlara selam ederim, bu seriyi o kadar beğenenlerin Shigatsu wa Kimi no Uso izleyince ne yapacaklarını merak ediyorum  ;)

Bu mesajı paylaş


Bu mesajın linki
Sosyal ağlarda paylaş

Sağolasın Zeynep, 

 

İncelemede de bahsettiğim üzere hikayenin ilk bölümününde çok gereksiz ve yersiz komikler, gariplikler olduğu doğrudur. Yönetmenin dahi o bölümlerde ne yaptığının farkında olduğunu sanmıyorum açıkçası. Herneyse o bölümleri atlatınca, ikinci yarı işler biraz daha düzeliyor. Ben o kanıdayım. Tabiki yine bir Shigatsu değil. Ama kötü bir anime de değil. 

Bu mesajı paylaş


Bu mesajın linki
Sosyal ağlarda paylaş

Bir çok arkadaşım izle izle diye önermişti  açıkçası zar zor bitirmiştim ...

 

Ellerine sağlık ama bu seride bana çok saçma gelen bir şey var ...

Şimdi sen insan duygularını anlayabilen , hissedebilen ,  bir insan gibi davranabilen robotlar üretiyorsun bu robotlar da sadece 9 yıl sorunsuz çalışıyorlar , sen de bu hatayı bulmak yerine dağıttın robotları 9 yıl sonra geri topluyorsun O_O

Bu mesajı paylaş


Bu mesajın linki
Sosyal ağlarda paylaş

Kikuchi Zeynep de bunu dile getirmiş. Bu aslında hikayenin konusundaki büyük bir açık. Gerçi seri üzerine konuşurken akılıma Blade Runner geldi. O filmde de andy'lerin yaşam süresi sınırlıydı.  Neden diye sorup araştırdım :) Sorularınız için teşekkürler. 

 

Soruya mantıklı olduğunu düşündüğüm bir cevap myanimelist'de yapılan teknik bir açıklama ile verilmiş. Benim bu cevaptan anladığım androidlere basit bilgisayarlar olarak bakmamız gerektiği. :) Cevabi çevirmedim ama okuyunca anlayabileceğinizi tahmin ediyorum.

 

 

Even today, the most data we can store on a medium is 297 terabyte and this is an experimental optical disc that reads and writes even slower than old fashioned tape drives.

The human brain is said to room around 2.5 Petabytes which is 8-9 times as much, and reads/writes at near the speed of light.

It's obvious that data integrity would be a huge issue in an android made to mimic a human. Even with error-correcting flash based memory, we're looking at, with technology we can "see" the horizon of in the future, a maximum of 0,5TB per volumetric inch. So if they used 70% of the internal space of an android for JUST memory and memory controllers with such technology, (3D or even 4D NAND flash with ECC) it still wouldn't reach the capacity of the human brain or even half of that.

Unlike computer storage, brain storage is always written to as you can not turn off or pause your senses. Even in a computer environment where you CAN do these things, consumer flash tires out and dies within 10-20 years for a power user.

So, let's say for argument's sake that they could have half the capacity of a human brain in a giftia. (Memory lifespan of 40 years, error-free lifespan of 20 years) Then a big portion, maybe even half of THAT has to be overprovisioned (effectively back-up sectors that kick in when an active cell dies) and that leaves the error-free lifespan to 10 years.

So 9 years is plausible, with the best possible memory technology we know we can make in the future today.

Sidenote: there is biological as well as crystalline-based memory in research right now that is possibly going to double these estimates, but the timeline for that is impossible to predict and is very very far into the future.

Bu mesajı paylaş


Bu mesajın linki
Sosyal ağlarda paylaş

 

Even today, the most data we can store on a medium is 297 terabyte and this is an experimental optical disc that reads and writes even slower than old fashioned tape drives.

The human brain is said to room around 2.5 Petabytes which is 8-9 times as much, and reads/writes at near the speed of light.

It's obvious that data integrity would be a huge issue in an android made to mimic a human. Even with error-correcting flash based memory, we're looking at, with technology we can "see" the horizon of in the future, a maximum of 0,5TB per volumetric inch. So if they used 70% of the internal space of an android for JUST memory and memory controllers with such technology, (3D or even 4D NAND flash with ECC) it still wouldn't reach the capacity of the human brain or even half of that.

Unlike computer storage, brain storage is always written to as you can not turn off or pause your senses. Even in a computer environment where you CAN do these things, consumer flash tires out and dies within 10-20 years for a power user.

So, let's say for argument's sake that they could have half the capacity of a human brain in a giftia. (Memory lifespan of 40 years, error-free lifespan of 20 years) Then a big portion, maybe even half of THAT has to be overprovisioned (effectively back-up sectors that kick in when an active cell dies) and that leaves the error-free lifespan to 10 years.

So 9 years is plausible, with the best possible memory technology we know we can make in the future today.

Sidenote: there is biological as well as crystalline-based memory in research right now that is possibly going to double these estimates, but the timeline for that is impossible to predict and is very very far into the future.

 

Fena değil ama hala saçma geliyor :D

Şimdi sen insan duygularını anlayabilen , jest ve mimiklerini buna göre kullanabilen bir teknoloji geliştiriyorsan bu soruna da çözüm olacak bir teknolojiye sahipsin demektir . Olmadı kişi adlarını , kimliğini , nerede yaşadığını saklayabilen , tıpkı insanlarda olduğu gibi refleksleri ve devamlı hareketleri saklayan omurilik gibi bir yapı oluştur bir de dahili bellek koy , dolunca da dolduğu zamandan son bir haftasına kadar olan her şeyi sildir :D

Bu mesajı paylaş


Bu mesajın linki
Sosyal ağlarda paylaş

Fena değil ama hala saçma geliyor :D

Şimdi sen insan duygularını anlayabilen , jest ve mimiklerini buna göre kullanabilen bir teknoloji geliştiriyorsan bu soruna da çözüm olacak bir teknolojiye sahipsin demektir . Olmadı kişi adlarını , kimliğini , nerede yaşadığını saklayabilen , tıpkı insanlarda olduğu gibi refleksleri ve devamları hareketleri saklayan omurilik gibi bir yapı oluştur bir de dahili bellek koy , dolunca da dolduğu zamandan son bir haftasına kadar olan her şeyi sildir :D

O kadar şey yaptıktan sonra bellek olayı saçma olmuş bencede.

Bu mesajı paylaş


Bu mesajın linki
Sosyal ağlarda paylaş

  • Bu sayfadaki üyeler   0 üye

    Şu an bu sayfayı görüntüleyen bir üye yok

×