Jump to content

マジシャン 歌お( Magician Utao) - 3. Bölüm Eklendi!


Ghettosan

Recommended Posts

Merlin'i izlediğiniz mi bilmiyorum. Aslında konunun başlangıcı oraya dayanıyor onu izleyince böyle değişik bir şey aklıma geldi. Düşünürken yazayım bari dedim ve karşınızda. Büyücü Utao. Utao Japonca şarkı demektir.

 

Seçilen Japonca isimlerin alsında hepsinin bir anlamı bulunmaktadır. Bunları zamanla devam edersem açıklayacağım hikaye içerisinde.

İlk defa böyle bir şey deniyorum ne kadar iyi oldu veya en azından okunur bir seviye mi bilmiyorum :D 

 

Utao şarkı söyleyek anlamını da barındırmaktadır bunu gözden kaçırmayalım yazmamak benim hatamdı kusura bakmayın  :D

İyi veya kötü olduğuna dair en küçük bir yorum dahi yaparsanız  sevinirim. Eleştirilere tamamen açığım her türlüsüne :D

 

 

Bölüm: 1 Utao Reşit! 歌お は 未成年!

 

Hiçbir kimse kaderini bilemez.
 
Hiçbir kimse kaderinin dışına çıkamaz.
 
''O'' gelene kadar bu çürümüşlük asla yok olmayacak.
 
Onun gelişi dillere destan, şarkılara söz olacak!
 
Onun gelişi Old Religion'u diriltecek...
 
Bunlar Old Religion ailesinin ortadan kaybolmadan önce ki son sözleriydi.
 
Büyünün dünyasının merkezinde olduğu zamanlar hiç bir insanoğlu büyücülere karşı gelemiyor ve yozlaşmayı durduramıyordu. Büyücülerden nefret edilen çağın ortasında
büyünün ismini bile zikretmeyen bir aile Shihan. Büyücüleri asla hoş karşılamayan bu aile çağın en güçlü ailesi ve ata erkil geleneklere tamamen bağlı bir
sistem içerisinde kendi hayatlarını büyücüleri avlamaya adamış bir aile. Fakat aile bir gün şok edici bir şey ile karşılaşır. 4. Nesil'in çocuğu olmamaktadır.
Ailenin yeni başı olmayacaktı bu gidişle.Ta ki o haber gelene kadar. 4. Nesil'in karısı hamileydi. Fakat çocukla beraber büyük bir sırda doğar.
Doğan çocuk bir büyücüydü. Çocuk büyücü olmasının yanı sıra tamamen özel güçlere sahipti fakat bundan kimsenin haberi yoktu.
 
Çocuğun doğumu ile aile büyük kutlamalar yaparak eğlenceler düzenleyerek günlerce gecelerce kutlamıştılar. Ama nedense annesi çocuğunu bir türlü kucağına almıyordu.
Buna kimse anlam verememişti. Bu olaylar olurken aslında bütün Shihan ailesi bir şeyi gözden kaçırdı. Eski Din tekrardan hareketlenmeye başlamıştı.
 
Utao'nun doğumu ile aile tamamen katliam yapmaya başlamıştı. Bulduğu her büyücü çocuk, yaşlı, kadın, erkek demeden katlediyordu. Aynı zamanda insanlar için
bir umut olduklarını göstermeye çalışıyordu. Gün geçtikçe aileye yeni aileler katılıyor gücüne güç katıyordu. Bölgedeki en güçlü aile sıfatını yer yüzündeki
en güçlü aile olarak yükseltmiştiler bir nevi.
 
Utao 15 yaşına geldiğinde güçlerinin tamamen farkındaydı. Ama büyücülerden bu kadar nefret eden babasına nasıl açıklayacağını bilmiyordu. Ondan bu denli korkan
ama ondan asla vazgeçmeyi düşünmeyen annesini kaybetmesinin üzerinden 12 sene geçmişti. Utao 18 yaşına basmasına 1 gün kala babası, ailenin reisi onunla
konuşmak istediğini söyledi. Bu konuşmanın ne olacağını Utao çok iyi biliyordu ondan yeni reis olmasını ve bunu yapabilecek kadar güçlü olduğunu kanıtlamasını
isteyecekti. Utao bunun farkında olmasına rağmen küçük bir ayrıntıyı kaçırmıştı. Aile reisi olacak kişi ile Shihan kabilesine bağlı ailelerinin ritüelini farklılığını.
 
Shihan ailesinde 18 yaşına basan her genç, bir büyücü öldürerek kendisinin reşitliğini kanıtlardı. Bu öldürülen büyücü hemen hemen her zaman yaşıt seçilirdi. Ama 
aile reisinin daha güçlü ve ailesi için gaddar olması gerektiğini fark edememiş olan Utao ritüel anı gelince her şeyin farkına vardı.
 
Karşısında kendisi ile yaşıt neredeyse hiç büyü gücüne sahip olmayan 3 kadını buldu. Şok geçiren Utao bir an babasına doğru bakmaya yeltendi o an babası bütün kudreti
ile şu sözleri söyledi. ''Ey Shihan reisinin oğlu! Eğer gerçekten güçlü olduğunu kanıtlamak istiyorsan bu senin şansındır. Karşındaki bu 3 canavar, lanetli kana sahiptir!
Eğer onların başlarını önüme koyarsan seninde gerçek bir Shihan olduğun su götürmez bir gerçektir. Bunu şimdi buradaki herkese gösterki bir Shihan'ın gücünden şüphe
duyulmayacağını tekrar akıllarına kazısınlar!''
 
Utao öldürmek için eğitilmişti. Yaşayan herhangi bir canlıyı tek seferde nasıl öldüreceğini çok iyi biliyordu. Eğitimini bizzat babasından almıştı bir ölüm makinası
yaratmak düşüncesi ile eğitmişti babası, bununda farkındaydı. Babasının uzattığı yadigarı yavaşça aldı. Korkudan elleri titremeye başlamak üzereydi, bunun farkındaydı.
Ama orada göstereceği en küçük bir güçsüzlük babasına, hayattaki tek akrabasına kara leke olarak yazılacaktı. Utao'nun içi içini yiyordu. Büyücü olduğu için
karşısındaki kişilerini büyücü olduğunun farkındaydı ama tek bir büyüyü bile zorla yapabilecek tamamen güçsüz kaçmaktan telef olmuş kimseye zarar dahi vermemiş
3 genç kız ile karşı karşıyaydı. Utao bir şeyler fısıldayarak küçük adımlarla büyücülere yaklaşıyordu. Ve o anda bir ışık hüzmesi belirdi. Herkesi kör edebilecek
kadar parlak bir ışık Utao korku içerisinde geriye doğru adımladı ve babasına doğru baktı. Babası hiçbir şey olmamışçasına yerinde oturuyordu. O an kafasının
içinde şu sözler yankılanmaya başladı. ''Kirameki! Kirameki! Kirameki! Kirameki!'' Kendinden başkası bunları duyamıyor ve göremiyordu. Ve sözler şöyle devam etti.
''Yeni bir gelecek için yapılan fedakarlıklar ne yazık ki gereklidir. Bunu en iyi senin anlaman gerekir Kirameki!'' Utao ne olduğunu farkına varamadan hüzme kayboldu.
 
Utao kafasını kaldırarak karşısındaki üç genç kıza baktı. Kızların yüzünde hüzünlü bir gülümse vardı. Ve şunları duydu. ''Doğduğun için teşekkürler Kirameki!'' 
Ne olduğunu anlamıyordu. ''Özür dilemene gerek yok, bunun gerekli olduğunu biliyoruz ama bu dünyayı yaşanacak bir yer haline getireceğine söz ver!''
Utao kendinden nefret ediyordu. Üç masum insanın canını almıştı. Ailesi için olsa bile bunu yapmaması gerektiğini düşünüyordu. Ve o ses tekrardan belirdi.

''Yeni bir gelecek için yapılan fedakarlıklar ne yazık ki gereklidir. Bunu en iyi senin anlaman gerekir Kirameki!''

 

Bölüm 2: O gülüyor mu? 彼 は 笑っていますか(Kare ha waratte imasuka)

Utao: Lanet olsun bu ses beni uyutmuyor! Kirameki de neyin nesi!

 
Utao: Delirmeye mi başlıyorum yoksa büyümle mi alakalı merak ediyorum.
 
-2 Saat sonra-
Senjou: Hey. Utao uyan artık baban seni çağırıyor.
 
Utao: Geliyorum. (fısıldayarak) Bütün gece uyuyamadım zaten...
 
(Babası)Shoku: Utao hazırlan ava çıkıyoruz. 
 
Utao: Peki hemen hazırlanıyorum. Bir şey sorabilir miyim?
 
Shoku: Söyle aslanım.
 
Utao: Dün yapılan tören için zaten evvelsi gün topluca ava çıkılmamış mıydı? Ne kadar büyük eğlence olursa olsun çok daha fazlasını yakaladığımızı düşünüyorum baba.
 
Shoku: Av derken bir şeyi yanlış anladığını var sayıyorum. Yiyecek stoklarımız ağzına kadar dolu zaten. Yakın bölgede gezgin Druid'lerin kamp yaptığını bildirdiler.
Onları avlamaya gidiyoruz!(Kahkaha atar)
 
Utao: Baba Druidler büyücü değil ama onlar-
 
Shoku: DEDİĞİNİ DUYMADIM VARSAY! Mucizevi olan şeyi yapabilmeleri onların lanetli kana sahip olduklarının kanıtı!
 
Utao: Ama onlar sadece--
 
Shoku: Benim kararlarımı mı sorgulamaya başladın!? Dünkü olayı gözünde çok büyütme istersen bu ailenin reisi hala benim!
 
Utao: Anlaşıldı baba.
 
Shoku: Senjou git Utao'nun düzgünce hazırlanmasını sağla. Anlaşılan dünkü tören onun tam bir erkek olması için yeterli değilmiş.
 
Senjou: Peki efendim. Hemen ilgileniyorum.
 
-Senjou Utao'nun odasına girer.
 
Senjou: Hala ayılamadın mı aptal herif! Ne düşünüyordun ki aile reisine karşı gelerek!
 
Utao: Anlamıyor musun? Onlar sadece iyileştirme gücüne sahipler. İnsanlara hiçbir zararları yok. Masum insanları katletmek mi bizim işimiz yoksa topraklarımızı
büyücülerden korumak mı?
 
 
1 saat kadar süre geçtikten sonra.
 
Senjou: Reis Shoku. Onları bulduk. 
 
Shoku: Yanına Utao ile 3 adam daha alıp Batı tarafa geçin. Siz 4'ünüz benimle gelin.
 
Aile üyeleri: Peki efendim.
 
Utao: Ne yapacaksın Senjou? Beni masum insanları öldüren bir cani olmamı mı istiyorsun?
 
Senjou: Bu ailenin bir ferdi hele de reisin oğlu olarak işlerin böyle yürüdüğünü bilmiyormuş gibi davranma. Büyücülerin düşmanımız olduğunu, onların lanetli
kana sahip olduğunu biliyorsun.
 
Utao: Masum bir ırkı habersiz katletmek ile büyücüleri öldürmek arasında çok fark var!
 
Senjou: Köşene geçip bir kız gibi ağlayacak mısın? Dün geceki yaptığın şeyden sonra masum biri gibi konuşma!!!
 
Utao: Ne yapmamı bekliyordun! O kadar insan içinde aile adımıza, tek akrabam babama leke mi getirseydim!!
 
Senjou: Reisten işaret geldi! Saldırın!!!
 
10 Dakika sonra etraf kan gölüne dönmüştü. Utao kusmamak için kendini zor tutuyordu. Çocuk, yaşlı demeden yapılan katliamı ilk defa gözleri ile görüyordu...
 
Utao iç ses: Shihan ailesi bu mu?! Biz ne yapıyoruz? Masum, büyülerini insanlar için kullanan insanları vahşice öldürmek nedir? Onlardan ne farkımız var bizim!!!
 
--''Utao! Kirameki! Ve bir çok isme sahip olan! Bunları düzeltebilecek olan sensin! Dünyanın yozlaşmışlığına kendi gözlerinle tanıklık ediyorsun! Ne sizin türünüz 
ne de bizim türümüz farksız! Kaderinde yazan şey bunları düzeltebilecek kişi olman. Seçtiğin yolların hepsini özenle seçmelisin ki bu çürümeyi sonlandırabilesin.
Bu iki ırkın ortasında olan! Sabırlı ol ve doğru zamanı bekle! Zaman sana yol gösterecektir!''
 
-Ayak sesleri-
 
Utao: Kim var orada? Senjou sen misin? Çık ortaya kimsen!
 
-Utao ayak seslerinin geldiği yere doğru gider ver görür.
 
Utao: Buda neyin nesi!? Bu kan lekeleri ne? Ne yapıyorsun sen burada, ailenin yanında olman gerekmiyor mu senin?
 
Çocuk: Babam beni korururken sırtından okla vuruldu. Beni bulamasınlar diye üstüme kapandı, onun kanı. Vahşiler gidince kaçmamı söyledi.
 
Utao iç ses: Vahşiler mi dedi!? Bizleri Vahşi olarak mı görüyorlar!?
 
Utao: Sen de Druid misin?
 
Çocuk kafası ile onaylar.
 
Utao: Şimdi beni iyi dinle. Güney tarafına tüm gücünle koş. Koşabildiğin kadar hızlı koş, kaç.
 
Çocuk: Teşekkürler Kirameki.
 
Utao: Kirameki mi? Benim adım Utao, Kirameki değil.
 
Çocuk: Sen adına şarkılar yazılacak olansın.
 
Çocuk koşarak uzaklaşır.
 
Senjou: Hey Utao. Daha demin konuştuğun çocuk kimdi? Yanılmıyorum değil mi onun bir genç bir Druid olması hakkında?
 
Utao: Ne yapacaksın babama mı söyleyeceksin? Daha küçücük bir çocuğu öldürecek kadar canileşmedim!
 
Senjou: Köyün girişinde sallanan kellenin seninki olması yerine çocuk bile olsa onunkini tercih ederim...
Babanın senin için ayrım yapmayacağının farkındasın değil mi? Daha önce çocuk diye öldürmekte tereddüt edenlerin tekrar söylüyorum tereddüt bile edenlerin
kafasının ders olsun diye sallandığını gördün. Hele ki birini serbest bırakmak... 
Utao seninle beraber büyüdük, seni korkumak için elimden geleni yapacağımı biliyorsun değil mi? Bu yaptığın ile seni kimsenin koruyamayacağının farkında olmalısın. 
 
Utao: Teşekkürler Senjou.
 
Ayrılan iki grup toplanır ve köye doğru yola koyulurlar. Köye vardıkları zaman Shoku herkesin duyacağı şekilde bağırarak geri döndüklerini bildirir. 
Aile reislerini toplayarak, tertemiz bir iş çıkardıklarını onlara oğlunun yara dahi almadığını onunla gurur duyduğunu yaptıkları katliamı zafer sarhoşu
ve gururu tavan yapmış şekilde anlatır.
 
Utao daha önce gözleri önünde defalarca idam edilen büyücüler görmüştü fakat böyle bir olayın ilk defa içerisinde yer alıyordu. Ailesinin yaptıkları bildiği
bir ailenin tamamen dışında bir şey olduğunu fark etmişti. Çocuğun ifadesi hala kulaklarında çınlıyordu. ''Vahşiler'' Bu dünya üzerinde her zaman büyücülerin
lanetli kana sahip ve temizlenmesi gerektiği anlatılan Utao tamamen şok içerisindeydi. Ne yapacağını bilemiyordu. Babasının emirlerine karşı gelemezdi
aynı zamanda bunu yapmakta istemiyordu. Babasının gün içi anlatımları bittikten sonra odasına çekilmek için izin istedi.
 
Odasına vardığında bütün gün yaşadıklarının şokunu yaşıyordu hala. Gün içinde yaşananlar onu mental olarak hayli zorlamıştı.
Bomboş gözlerle odasının kapısına bakıyordu. Shoku oğlunda bir farklılık olduğunu kimselere belli etmemek istesede hissetmişti. Bunun için en güvendiği arkadaşı
Senjou'nun da babası olan Nobukata'yı, Utao'ya bakması için yollamıştı.
 
Nobukata, Utao'nun odasına gelir ve kapıyı hafif aralık görür. Her zaman yaptığı gibi Utao'yu korkutarak onunla dalga geçmeyi düşünür ve o aralıktan baktığı sırada
Utao'nun gözlerini görür. Nobukata donar kalır. Kendisine geldiğinde belki 10 dakika kadar zaman geçmiştir. Utao'nun gözlerindeki alevi görür, nefret dolu bakışları
onun bile içinin titremesine sebep olur. Utao'yu daha önce hiç böyle görmemiştir. Öyle bir eğitim alan kişinin gözleri bile bu kadar korkutucu olabilir miydi?

Ama anlayamadığı bir şey daha vardır. Utao neden gülümsemektedir!?

 

Eklenti: Shihan geçmişi ve Shihan kanunları

 

Shihan geçmişi.
 
Shihan ailesi 5 nesil öncesine kadar bu kurulmuş ailelerin bir üyesidir sadece. Ama her zaman en güçlü aile olmuşturlar. Ana aile aralarında çatışmalar olsa bile
ettikleri yeminden asla vazgeçmeyen bu aileye ve insanları bir araya toplayıp korumalarına saygı duymuşturlar. Ancak 5 nesil önce bir olay patlak verir.
O zamanın reisi genç bir büyücüyü öldürmez. 13 yaşındaki bu büyücünün daha çocuk olduğunu ve artık çocuklara dokunulmayacağına emir buyur. Lakin o zaman ki Shihan 
büyüğü bu duruma karşı gelir. Ve meydan okur. Birbirine kenetlenmiş olan aileler şoka uğrar. Birlik arasındaki böyle bir mücadelenin herkese zarar vereceğini düşünür.
O zaman için Shihan ailesinin, ailelerin başına geçmek gibi bir niyeti yoktur sadece memnuyitesizliklerini dile getirdiklerinde aldıkları cevaba baş kaldırırdır bu.
O zamanın aile reisi meydan okumayı kabul eder ve Shihan ailesinin reisi ile yapılacak olan savaşı kabul eder. Ancak Shihan reisi çok ilginç bir fikir ortaya atar.
Kendisinin günahkar olduğunu aile reisine meydan okduğunu ve ceza olarak reisin seçeceği en güçlü 9 savaşçıyı yanına olmasına ister. Reis bunu yanlış yorumlayarak
kendisine hakaret edildiğini düşünür ve fikri kabul eder ama bir şartla meydan okuyan kişi kaybederse çekirdek ailesi idam edilecektir. Shihan reisi bunu kabul eder
ve düello gerçekleşir. Herkes Shihanların güçlü olduğunun farkındadır ama buna ihtimal vermiyordur. Ana aile'nin en güçlü 10 savaşçısının rakibi oluyor sonuçta. Ne 
kadar güçlü olursa olsun bir şeyin değişmeyeceğini düşünürler. Ancak işler tam tersi şekilde gerçekleşir. Üstün bir zafer kazanır Shihan reisi. 10 kişi ile savaşmasına
rağmen aldığı yaraların hiç biri ölümcül değildir. Ve Shihan ailesi yeni aile mevkisine getirilir.
 
Shihan kanunları.
 
1-) Büyücü olan kişinin yaşı, cinsiyeti fark etmeksizin idam edilir.
 
2-) Büyücülere merhamet gösteren kişiler aile içerisinde söz yetkilerini kaybederler.
 
3-) Kara büyücü amblemi taşıyanlar sorgulama için yakalanmadan direk öldürülür.
 
4-) Ana aileye meydan okuma hakkı her aile reisine verilir.
 
5-) Ana aileye meydan okuyan kişi aile reisinin de bulunduğu 10 kişiye karşı tek başına savaşır.
 

Bunlar Shihan ailesinin kayduğu mutlak kanunlardır. Bunlara uymayanlar ana aile mensubu olsa dahi ölümle cezalandırılacaktır.

 

Bölüm 3: Hangi yol? (Dochira no michi?) どちら の 道? 

 

Nobukata şoka uğraşmış bir şekilde içeri girer.

 
Nobukata: Bu halin ne Utao?
 
Utao: Yok bir şey. Sadece bugün yaşananlar biraz ağır geldi onun şokunu yaşıyorum.
 
Nobukata: Şok yaşıyorsun demek? İnsan genelde şok yaşarken korkar Utao.
 
Utao: Zaten korkuyorum. Bunda anlayamayacak ne var?
 
Nobukata: Korkuyor musun? Daha çok bana gördüklerinden zevk alıyormuşun gibi geldi de.
 
Utao: Öyle bir canilikten kim zevk alabilir bunu söylesene bana!
 
Nobukata: Bunu gördüklerinden zevk almış gibi gülen birinden duymak istemiyorum!! 
 
Utao: Gülüyor muyum dedin?
 
Nobukata: Evet. Sorun ne Utao bana anlatabilirsin biliyorsun değil mi?
 
Utao: Sorun ne mi? Gerçekten bunu sorabiliyor musun Nobukata amca? Anlam veremiyorum, büyücüler bizleri katletmeye çalıştı ve sonunda güçlendik bunları anlıyorum ama
gerçekten günahsız olan insanları öldürmenin neresi kendi ırkımızı korumaya giriyor bunu anlayamıyorum.
 
Nobukata: Günahsız olup olmadıklarını bilemezsin Utao. Hepsi aynı kanı taşıyor sonuçta, evet bazen baban aşırıya kaçabiliyor ama bunu bizleri korumak için yaptığını
biliyor olmasın. Çok acılar çekti atalarımız. Hatta biz bile bunlara şahit olduk. Siz sadece şanslı bir nesil olarak doğdunuz.
 
Utao: Sana bir soru sorabilir miyim?
 
Nobukata: Tabii. Ne istersen sorabileceğini biliyor olmalısın, seni de Senjou kadar sevdiğimi biliyorsun değil mi?
 
Utao: Senjou büyücü olarak doğmuş olsa ne yapardın?
 
Nobukata: Öyle bir şeyin olmayacağını bilmen gerekiyor. Onların nasıl normal çocukları olmuyorsa, bizim de büyücü çocuklarımız olamaz. Aile bu kanı taşır ve çocuk
ona göre dünyaya gelir.
 
Utao: Peki Old Religion'un bahsettiği ''o'' kişi Senjou olsaydı? Onun için özel bir durum olacağını biliyorsun değil mi? En güçlülerin geri çekilmesinin bir sebebi
olması gerekiyor. Anlatılan hikayeler bile onun kim olacağının belli olmadığı yönünde. Belki o kana ihtiyaç duymuyordur?
 
Nobukata: Bahsettiğin hikayeler onun mitolojik bir canavar olacağından bahsediyor farkındasın değil mi? Senjou'nun neresi hayvana benziyor?(Güler.)
Gerçi bu yaşına gelmesine rağmen kızlarla nasıl konuşulacağını bilmiyor bir bakıma onu da hayvan katagorisine koyabiliriz.( Öküz sesi çıkarır ve güler.)
 
Utao: Hahahaha. O konu hakkında yorum yapamam dediğin gibi biraz yeteneksiz böyle şeylerde.
 
Nobukata: Beraber büyüdüğünüzü unutma. Ne demek istediğimi anlıyor musun? Hahahaha.
 
Utao: Ayıp oluyor ama böyle yapman Nobukata amca.(Gülümser) Teşekkür ederim. Artık kendimi daha rahat hissediyorum.
 
Nobukata: Ne demek. Ne zaman konuşmak istersen yanıma gel.
 
Utao: Son bir şey daha sorabilir miyim?
 
Nobukata: Tabii.
 
Utao: Babam niye bu kadar güçlü olmam konusunda takıntılı?
 
Nobukata: Aile geçmişinizi biliyorsun değil mi? Ve büyük büyük dedenin koyduğu kanundan haberdarsın değil mi?
 
Utao: Evet. Ama ne önemi var ki?
 
Nobukata: Baban senin yaşlarında başa geçtiği zaman babana meydan okudular. Ve meydan okuma koşullarımızı biliyorsun değil mi?
 
Utao: Babama meydan mı okudular?
 
Nobukata: Evet. Onun için çok erken olduğunu başa geçmemesi gerektiği konusunda.
 
Utao: Bunu bilmiyordum ama sanırım sorun olmamıştır babam için. 10'a karşı 1 şekilde sonuçta ki onun için 1-1 olması da fark etmezdi diye düşünüyorum.
 
Nobukata: Baban o meydan okuma hakkı için bir ayrıcalık tanıdı. 10'a karşı 1 şeklindeki savaş tam tersi yapıldı.
 
Utao: Nasıl yani? Öyle bir şey mümkün mü?
 
Nobukata: Baban güçlü olduğunu ve bir daha sorun yaşamak istemediğini tek seferde kanıtladı.
 
Utao: Ama yasamız gerekleri başa geçmek isteyen kişi en güçlü 9 aile üyesi ve aile reisine karşı tek başına savaşması gerekir.
 
Nobukata: Baban onun tam tersini yaptı. Tek başına, meydan okuyan aile'nin reisi ve en güçlü 9 üyesine karşı savaştı.
 
Utao: Yaşadığına göre sonuç ne oldu diye sormam gerekmiyor ama bu kadar güçlü olduğunu bilmiyordum babamın.
 
Nobukata: Baban şuan yaşayan en güçlü insan. Onunla kimse boy ölçüşemez.
 
Utao: Bu kadar emin olmazdım. Sonuçta beni o eğitti ve onun kanını taşıyorum. (Sırıtır.)
 
Nobukata: Kulak boynuzu geçer diyorsun yani?
 
Utao: Bensem eğer neden olmasın.
 
Nobukata: Bunu hem babanın duymasını hem de duymamasını istiyorum. (Sırıtır.)
 
Ve konuşma bu şekilde biter. Nobukata odadan çıkarak kendi ailesinin yanına doğru gider ama anlayamadığı bir şey vardır. Neden Utao ''o'' kişiyi sormuştur.
Onun konuşulmasının yasak olduğunu bilmesine rağmen. Ama sadece bir çocuğun merak etmesi diyerek umursamaz. Bundan kısa bir süre sonra devriye ekipleri
bir büyücü yanlarında olarak geri dönerler. Büyücünün boynunda bulunan amblem kara büyücülerin kullandığı amblemdir. Normal koşullar altında bulunduğu
yerde infaz edilmesi gerekir ama neden köye getirilmiştir anlayamaz.
 
Gecenin geç saatlerinde herkese haber salınır ve idam ediliceği bildirilir. Cellat olarak ise ilginç bir şekilde Utao bildirilmiştir. Bunların arkadasındaki
asıl sebebin ne olduğunu sadece 4 kişi fark eder. Utao, Senjou, Nobukata ve Shoku. Babası hala Utao'nun kaygıları olduğu için bunu emretmiştir.
 
Sabahın ilk ışıkları ile herkes idam yerine toplanmaya başlamıştır ve büyücü de oraya getirilir. Büyücü durmaksızın tehditler savuruyor. Oradaki insanları korkutmaya
çalışıyordur. Hepsini aşağılayarak lanet yaratıkları olduğunu söylüyordur. En ufak bir pişmanlık dahi gözükmüyordur hareketlerinde. Ve babası Utao'ya idamı
gerçekleştirmesi için emri vermiştir. Ama herkes bir anda şoka düşer. Ne olduğunu anlayamamıştır. Babası kahkahalar atarak gülmeye başlar.
 
Evet. Utao babasının emri vermesinden saniyeler sonra hiç bir tereddüt dahi göstermeksizin büyücünün kellesini almıştır. Ve kimsenin ondan beklemeyeceği 
ikinci hareket ise kellesini kazığa oturtup babasına götürmüştür. Herkes şok içinde bakarken aile reisinden emir gelir. Kazığın derhal köyün girişine dikilmesini
emreder. Büyücülere olan nefret için toplanan bu halktan büyük bir yaygara kopar ve sanki bütün savaş kazanılmış gibi sevinirler. Sevinç çığlıklarına ortak
olmayan iki kişi mevcuttur. Senjou ve babası. Dün konuştukları kişi ile karşılarındaki kişinin aynı kişi olup olmadığını sorguluyordurlar. 
 
Nobukata için bir yandan bu olay dünkü şeylerin sadece merak olduğunu destekliyordur. Acaba sorunu düşünmek istemeyen Nobukata için sanki bir cevaptır.
Ama Senjou için ise beraber büyüdüğü çocukluk arkadaşı için ise başka bir soru oluşturur. Tanıdığı nazik, iyi kalpli çocuk nerededir?
 
İnfaz gerçekleştirildikten bir süre sonra babası Utao'yu yanına çağırır.
 
Shoku: Aslanım benim. Benim evladım olduğunu bugün çok iyi kanıtladın. Dün yaşanan olayların sadece ilk korkusu olduğunu farkına vardım. Endişelenmek ile 
hata yaptığımı bana kanıtladın. Seninle gurur duyuyorum.
 
Utao: Teşekkürler baba. Ama dün söylediklerimin hala arkadasındayım.
 
Shoku: Bu ne demek oluyor şimdi?
 
Utao: Boynundaki amblemin ne anlama geldiğini ikimizde biliyoruz baba. O büyücü bizleri düşmanı olarak gören, insanlarımıza saldıran kara büyücülerdendi.
Onlan için elbette ki merhamet göstermem ama Druid veya Priest ırkı için benim düşüncem hala seninkinden farklı. Onların bu gücü seçtiklerini düşünmüyorum. 
Her ne kadar lanetli kan desen bile masum insanlar olduklarını düşünüyorum.
 
Shoku: Yani hala daha benim emirlerimi ve fikirlerimi sorguluyorsun demek mi oluyor bu?
 
Utao: Hayır. Verdiğin emirler bende dahil herkes için mutlaktır. Lakin bu emirlerini beğenmediğimi söylüyorum.
 
Shoku: Kendi gözlerinle görmeden inanmayacaksan sen bilirsin ama bunu canın yanmadan önce fark etmen senin iyiliğin için. Ama bu düşüncen zamanla değişicek
ve bana hak vereceksin. Bugün yaptıkların en azından güçsüz olmadığının ve ailemizi koruyabileceğin anlamına geldiği için susuyorum.
 
Shoku oğlunun düşüncelerine saygı göstermeye mi başlıyor? Yoksa Utao babası gibi biri olmak üzere bir yola mı giriyor?

Link to post
Share on other sites

Merlin fanı olarak çok güzel buldum.Kolay gelsin.Bu arada bence Utao'yu yalnız bırakmamaya çalış.Merlin'deki sıkıcı bulduğum şeylerden biri ana karakterin arkadaşlarının iki elin parmaklarını geçmemesidir.

Link to post
Share on other sites

  • 2 weeks later...

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Restore formatting

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.