Jump to content

Recommended Posts

13193.jpg

Giriş
Kısa bir süre önce Kaiba adlı animeyi bitirdikten sonra, bu seri hakkındaki fikirleri araştırmaya karar vermiştim ancak serinin Türkanime'de 1810. sırada olması ve ortalama skorunun 5.9 olması beni rahatsız etti ve bu sebepten dolayı Kaiba'yı tanıtmaya ve incelemeye karar verdim.
Önce, animenin geçmişinden bahsedeceğim. Kaiba, 2008 yılında yayınlanan Maasaki Yuasa tarafından yönetilmiş ve animasyonları Madhouse tarafından yapılmış bir bilim kurgu animesi. Seri kritik olarak beğenildi ve o yılda Japonya Medya Sanatları Festivali'nde ödül alan animelerden biri oldu. Eğer Maasaki Yuasa tanıdık bir ad değilse Kaiba'yı veya diğer ünlü animelerinden The Tatami Galaxy, Mind Game ve Ping Pong'u izledikten sonra bana olduğu kafanıza kazınacaktır çünkü bu animelerdeki çizimler alışılan çok farklılar. Bu çizim stilinin Kaiba'ya olan etkilerinden daha sonra bahsedeceğim.
 
Hikaye
Kaiba'nın hikayesini anlatmak zor çünkü spoiler vermeden anlatmam için kısmam gereken bölümleri fazla. Kaiba, anıların dijital ortamda bulunduğu; bunun sonucu olarak düzenlenebildiği ve başka bedenlere aktarılabildiği uzak bir gelecekte geçiyor. Bu uzak gelecekte ana karakterimiz hafızaları olmadan uyanıyor ve anılarını aramaya başlıyor. Öncelikle uyarayım. Kaiba'nın çizimlerine kanmayın, seri son derece karanlık ve iç karartıcı olabiliyor. Kaiba'nın anlattığı dünya umutsuz ve bozunmuş bir yer. İnsanlar arasında uçurum gibi bir sınıf farkı var ve üst sınıf halkı tamamiyle eziyor. Serideki olanakları olmayan karakterler daha iyi bir yere gelmek için acı bir biçimde çırpınıyorlar ve ellerindeki her şeyin kaybolduğunu görüyoruz. Buna anıları ve bedenleri de dahil. 
Kaiba'nın on iki bölümünün yedisi birbirleriyle çok da bağlanmayacak bir şekilde dünyayı tanıtıyor ve bu yedi bölümde bahsettiğim anti-ütopik dünyanın detaylarını görüyoruz. Her bölümde başta anlattığım konseptim farklı kullanımlarını görüyoruz ve anime bu konseptin uç örneklerini de sunuyor (spoiler!!!!):

Seride beden değiştirip kendisiyle cinsel ilişkiye giren bir kadın var

(spoiler bitti). Bu bölümlerde çok acı olaylardan geçen karakterlerle tanışıyoruz ve özellikle ana karakter de bu dünyayı tam anlamadığı için biz onu ve durumu daha kolay anlayabiliyoruz. Sonraki beş bölümde ise arkada yavaş yavaş detayları sunulan ana konu ön plana geçiyor ve hikaye sonuçlanıyor. Burada anlatılan hikayeyi de güçlü bulsam da şunu demeliyim ki, bu geniş hikaye beni ilk bölümler kadar etkilemedi ve bunun en büyük nedeni beş bölüme sıkıştırılmış olması. Olan birçok olay hızlı oluyor ve karakterlerin geçmişleri ve kaderleri çok hızlı açıklanıyor. Eğer bu hikaye beş değil de on bölüme yayılsaydı daha iyi olabilirdi. Her ne kadar küçük şikayetlerim olsa da böyle iyi yazılmış bir hikaye az bulunuyor. 
 
Karakterler
Kaiba'daki karakterlerin ortak özelliği hiçbirinin ilk bakışta tam olarak anlaşılamaması. Animede çoğu zaman bir karakter başta tanıtılan halinden farklı oluyor; iyi diye tanıtılan bir karakter aslında kötü olabiliyor ya da kötü olarak tanıtılan biri aslında iyi olabiliyor. Önceki cümlede iyi ve kötü demiş olabilirim ama bu animedeki hiç kimse kötü olmak için kötü veya iyi olmak için iyi değil. Birçok karakterin acılı geçmişeri var ve bu geçmişleri ve içinde bulundukları durum onları iyi veya kötü olmaya zorluyor. Bu karakterler zor durumlarda zor kararlar vermiş kişiler ve bu kararları her zaman etraflarındakilerin iyilikleri için olmamış. Bunu yüzünden Kaiba'nın karakterleri çok sevilesi insanlar olamasa da çok gerçekçi oluyorlar. Her şeyi nakamaları için yapanlardan veya OP Kiritolardan sonra ilginç gelebilir.
 
Çizimler ve Animasyon
Animede görülen çizgi film gibi olan çizimlerin önemini açıklamak seriiyi Ghost in the Shell: Stand Alone Complex ile karşılaştıracağım. GITS: SAC her ne kadar Kaiba'ya benzer konularla uğraşsa da Kaiba'dan farklı olarak yakın bir gelecekte geçiyor. Bu sebepten dolayı da inandırıcı olabilmesi için gerçekçi olması gerekiyor. Bu yüzden GITS: SAC'te son derece gerçekçi çizimler ve karakter tasarımlarıyla karşılaşıyoruz. Kaiba'nın ise ne zaman geçtiği belirli değil ancak seride gözüken teknoloji çok uzak bir gelecektenmiş gibi. Aynı zamanda bu teknolojinin mekaniğine inildiğini de görmüyoruz. Kaiba'da hiçbir zaman da bu teknoloji bizim teknolojimizin gelişmesiyle yakın zamanda olabilecekmiş gibi de durmuyor. Bu dünya sadece teknolojisiyle değil, mimarisi ve insanlarının görünüşüyle de bize yakın değil. İşin özünde Kaiba bugünkünden çok farklı bir dünyada geçiyor ve bu çizim şekli dünyanın farklılığını iyi yansıtıyor. Bu çizim şeklinin faydalarını aksiyon sahnelerinde de görüyoruz. Kaiba'da aksiyon son derece gerçekçi değil ve bu çizim şekline uyuyor. Serinin animasyonu ise genel olarak akıcı ve Kaiba'nın Madhouse'tan çıktığını düşünürsek iyi.
 
Ses ve Müzik
Kaiba'nın müzikleri seriye uygun ve genel olarak çok mutlu değil.  Bütün OST kusursuz diyemem ama bazıları dinlemeye değer. Özellikle Ending güzeldi. Şarkılardaki İngilizce de Engrish değil dinlenebiliyor.
 
OP:   https://www.youtube.com/watch?v=I1Dy0Zfw6Qs

ED:   https://www.youtube.com/watch?v=onLE_XYbJYY

 

Başka iyi parçalar:

https://www.youtube.com/watch?v=5ammbdMsHnU

https://www.youtube.com/watch?v=ZKDETYq6J1I

https://www.youtube.com/watch?v=qOgldkETcxk&index=8&list=RDI1Dy0Zfw6Qs

https://www.youtube.com/watch?v=mMrCkxf0RP8   (eğer animeyi izlediyseniz ağlatabilir)

 

Son

Kaiba izlediğim en iyi bilim kurgu animelerinden biri ve bir an önce Maasaki Yuasa'nın diğer animelerini izlemeyi düşünüyorum. Animenin değişik çizimlerinden korkmayın, ilk bölümün sonunda alışılıyor. Animeyi yargılamadan önce üç bölüm izlemenizi öneririm ama hala sizi sarmadıysa bırakın o havada gidiyor. Eğer Kaiba'yı sevdiyseniz Manglobe'un yapımı yoğun ve felsefik Ergo Proxy önerimdir. Kaiba gibi bölüm bölüm dünyasını tanıtıp sonra da bir hikayeye bağlar.  (Not: Ergo Proxy'nin Türkanime'deki posterinde spoiler var dikkatli olun.)

Kaiba'nın çok az ilgi görmesi beni sinir etmişti ve bu yüzden seriyi tanıttım. Eğer çok az bile ilginizi çekiyorsa denemekten çekinmeyin.

   

Link to comment
Share on other sites

Güzel konu, eline sağlık ;) Kaiba'nın yanı sıra Mind Game ve Ping Pong the animation animelerinide izledim. The Tatami Galaxy animesinin çevrilmesi içinde milletten ricada bulunmuştum :(

Neyse Kaiba'yı izlerken güldüğüm yerlerde oldu, düşünmeye sevk edildiğim yerlerde. Bende distopik, seinen anime ararken denk gelmiştim bu seriye. Herkesin izleyebileceğini düşünmüyorum, ağır bir konusu, farklı animasyon tarzı ve işleyişi var.

Sen Ergo Proxy deyince benimde aklıma Kurozuka geldi, mindfuck ve denişik bir seri kurozuka, öneririm;)

Link to comment
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Restore formatting

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Share

  • Recently Browsing   0 members

    • No registered users viewing this page.
×
×
  • Create New...

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.