Jump to content
×
×
  • Create New...

Bilinmeyenin Hikayesi [FF] [Final verdi/26.06.2020 Güncellendi]


Recommended Posts

GİRİŞ

 

Spoiler

     İnsanların karakteri, yaşadıkları olaylar sonrasında gelişir. Yanlış bir şey yapan insanların geçmişine baktığımızda neden bugün oldukları kişiye dönüştüklerinin cevabını almış oluruz. Bu hikâye, yanlış bir şey yapan bir insanın geçmişinin hikâyesidir. Neden böyle bir insana dönüştüğünün hikâyesi.....

 

1.Bölüm

 

Spoiler

 

23 Şubat 2013

 

Yaptığı şey yanlış mıydı? Hayır, doğru olanı yapmıştı. Nefsi müdafaa ne zamandan beri kötü bir şey olmuştu ki?

 

-Bay Takashi!

 

Düşüncelerinden bir anda sıyrıldı ve karşısındaki kişiye doğru baktı.

 

-Neden yaptınız bunu? Savunmanız nedir?

 

Neden mi yapmıştı? Gözlerini tekrardan kapattı. Aklıma gelen anılarla hafifçe kıkırdadı.

 

 

2.Bölüm

 

Spoiler

 

Mart 1975

 

   Takashi Yamada 5 yaşındaydı. Babası, Daisuke isimli bir adamdan çok büyük miktarda para borçlanmıştı. Bu olay Yamada ailesinin hayatını değiştirmişti. Annesi hizmetçi olarak evlere gitmeye başlamıştı. Babası ise bu borcu asla ödeyemeyeceğini düşünüp kendini içkiye vermiş, bir süre sonra ise aşırı dozdan hayatını kaybetmişti. Hayatında sadece annesi vardı. Fakat annesi bir erkek değildi. Bunca zaman Takashi’ye öğretilen şey evi erkeğin idare ettiği idi. Erkek olmazsa ev de olmazdı. Bu yüzden kararını verdi. Evin erkeği rolünü üstlenecek ve annesini sevindirecekti.

 

Nisan 1986

 

Takashi liseye başlamıştı. Normalde ortaokul bittikten sonra yarı zamanlı işlere girmek istese de annesi buna izin vermedi.

 

-Beyaz yakalılardan ol ki sabit bir işin olsun.

 

   İşte bu sözler sebebiyle Takashi üç yıl lise okuyup beyaz yakalılardan olmayı kabul etti. İlk başta, liseyi sadece mezun olup işe girmek için bir basamak olarak görüyordu. Fakat bu düşünceleri liseye başladıktan sonra yok oldu. 

 

-Merhaba ben Aoi. Umarım iyi geçiniriz.

 

Şubat 1987

 

           Takashi ve Aoi bu bir yıl içinde oldukça yakınlaşmışlardı. Öğle yemeklerini bir arada yer, eve birlikte giderlerdi. Bu zaman içinde birbirlerinin önemli sorunlarına da yardım etmişlerdi. Aoi zeki bir kızdı ve katıldığı yarışmalardan birçok ödül kazanırdı. Katıldığı yarışmalarda kazandığı para ödüllerini Takashi'ye verirdi. Takashi ise bu paraları babasının borcunu ödemekte kullanırdı. Büyük bir yardım olmasa bile lisede okurken annesine ancak bu kadar yardımcı olabilirdi. Çünkü okuduğu okulda yarı zamanlı işlere girmek yasaktı.

  

        Aoi'nin bu yardımları karşılıksız kalmadı. Okudukları okulda Aoi'yi seven Shou isimli birisi vardı. Fakat Shou'nun sevgisi oldukça korkutucuydu. Aoi'nin evine kadar gelir, kapısının önüne mektuplar bırakırdı. Bazen Aoi'nin eşyaları kaybolur, bir sonraki gün ise sınıfa geri dönmüş olurdu. Aoi korkusundan dolayı bir şey yapamıyordu. Sonuçta bu kişi evinin adresine kadar her şeyi biliyordu. Fakat Takashi bu duruma dayanamayıp okul yönetimini Shou hakkında bilgilendirdi. Shou okuldan uzaklaştırıldı. Bu olay, Takashi ve Aoi'yi daha da yakınlaştırdı.

 

Mart 1988

 

   Takashi lisenin son dönemine girmişti. Shou ise okula geri dönmüş fakat Takashi ve Aoi'ye bir şey yapmamıştı. Tabii ki de bu, dikkati elden bırakmak anlamına gelmezdi. Çünkü Shou'nun Takashi'den hoşlanmadığı apaçık ortadaydı.

 

        Shou, Takashiye karşı düşmanca hisler beslese de Takashi'nin tek düşündüğü şey Aoi idi. Annesine destek olmak, evin erkeği olmak gibi fikirleri bir anda zihninin bilinmeyen kısımlarında kayıplara karışmışlardı. Şimdilerde zihninde Aoi’ye çıkma teklifi etmek vardı. Fakat nasıl yapacaktı? Aoi çok güzel biriydi. Fakat kendisi için yakışıklı demek kesinlikle yapılacak en son şeydi. Notları ise ortalamaydı. Nereden bakarsan bak Aoi onun için bir tanrıça niteliğindeydi.

 

-Yamada-kun, benimle çıkar mısın?

 

     Okulun arkasında hisleriyle boğuşan Takashi bir anda duraksadı. Şu an birisi ona çıkma teklifi ediyordu. ‘’Bana çıkma teklifi edecek kadar umutsuz kişi kim acaba?’’ diyerek arkasını döndü. Fakat o umutsuz kız Aoi’nin ta kendisiydi.

 

-Neden benimle çıkmak istiyorsun ki?

 

-Seni seviyorum. Bence çok iyi bir insansın. Seni ilgilendirmediği halde Shou ile ilgilendin. Ayrıca gayet de yakışıklısın.

 

     Takashi bir süre duraksadı. ‘’Sanırım aşkın gözü kördür diye boşuna demiyorlar’’ diye düşündü. Fakat iyi bir insan mıydı? Annesi aklına geldi. Daha az önce annesini unutmuş, neden liseye başladığını unutmuş bir şekilde hisleriyle boğuşuyordu. Fakat Aoi sayesinde ailesini tekrardan hatırlamıştı. Eğer Aoi yanında olursa ailesini tekrardan unutma korkusu yaşamazdı. Adeta tamamlanmış hissederdi.

 

-Ben de seni seviyorum. Teklifini kabul ediyorum.

 

 

3. Bölüm

 

Spoiler

 

Mayıs 1993

 

     Aoi bu durumu ailesine açıklamış fakat beklediği onayı alamamıştı. 4 yıl boyunca yaptıkları gizli randevulardan sonra akıllarına bir fikir gelmişti. Eğer çocukları olursa, Aoi’nin ailesi durumu kabullenebilirdi belki. Fakat bu plan hiç de bekledikleri gibi sonuçlanmamıştı. 8 Şubat günü, doğan kızlarını Aoi’nin ailesine götürdüklerinde, babası Aoi’yi evden kovmuştu. Bu yüzden Aoi, Takashi ve annesi ile beraber yaşamaya başlamıştı. Elbette kızları da yanındaydı.

 

   Takashi ise beyaz yakalı olarak 5 yıldır bir ofiste görev yapıyordu. Fakat kızı doğduktan sonra 2-3 defa izinsiz şekilde işe gitmemişti. Bu sebeple kovuldu. Bu sıralarda Aoi iyi bir yerden iş teklifi aldı. Bunun üzerine Takashi evde kalarak kızları Mei’ye bakarken, evi idare etme işi Aoi’ye kaldı.

 

Ekim 1996

 

-Merhaba. Aoi Yamada’nın eşi ile mi görüşüyorum?

 

-Evet. Bir sorun mu var?

 

-Karınız ufak bir kazaya karıştı. xxx hastanesine gelebilir misiniz?

 

-…..Gerçekten ufak bir kaza mı yoksa beni rahatlatmaya mı çalışıyorsunuz?

 

-....Endişelenmeyin. Büyük bir şey değil.

 

-.......Pekâlâ......

 

    Takashi hemen 3 yaşındaki kızını alarak hastaneye gitti. Annesi ise gelinini ziyarete gidemedi. Çünkü o kadar yıl işten işe koşturduktan sonra bedeni en sonunda dayanamamıştı. Yataklara düşmüş, oğlunun ve gelininin hizmetine muhtaç biri haline gelmişti.

 

Hastaneye vardıklarında kazanın hiç de küçük olmadığını öğrendiler. Aoi’nin belden aşağısı tutmuyordu. Artık çalışamazdı. Yani Takashi’nin işe dönme vakti gelmişti.

 

 

4. Bölüm

 

Spoiler

 

Temmuz 2009

 

   Yeni işine başlayan Takashi 2009 yılında işinden ayrılmak zorunda kalır. Bunun sebebi ise kendisi ile aynı şirkette çalışan Shou ve patronu Daisuke’dir. Önceki patronun emekliye ayrılmasıyla patron olan Daisuke, borç işi yüzünden Takashi'ye rahat bırakmıyordu. Takashi'nin yaptığı ilk hatada kovulacağı belliydi. Aslında Daisuke onu saçma sapan bir sebepten dolayı hemen kovabilirdi. Fakat Daisuke, işini çok iyi yapan bir adamdan kişisel sebepler uğruna vazgeçebilecek bir adam değildi. Takashi'yi kovması için geçerli bir sebep gerekliydi. Bu sebebi bulduğu zaman Takashi'yi kovacak ve borcunun ödenmesini hızlandıracaktı.

 

     Shou ise sonunda intikam alabilme fırsatı bulmuş ve Takashi'ye iftira atıp durmuştu. Herkes Shou'ya inanıyordu çünkü Shou herkes tarafından sevilen biriydi. Aslında zamanında Aoi'ye bu kadar saplanıp kalmasının nedeni belki de buydu. Her zaman herkes tarafından sevilmişti. Hiç kimsenin onu reddedemeyeceğini biliyordu. En azından Aoi onu reddedene kadar...

 

      Takashi tüm bunlara rağmen 13 yıl boyunca dayanıp çalışmaya devam etmişti. Ne de olsa her şey ailesi içindi. Fakat Shou'nun şube müdürlüğüne yükselmesi son nokta olmuştu. Birkaç ay kendisine verilen birçok işe dayanmaya çalışsa bile eninde sonunda kovulacaktı. Çok stres altındaydı ve artık iş esnasında bir hata yapması an meselesiydi. Bu yüzden işinden ayrılarak bu kaçınılmaz sonu erkene aldı. 

 

   Takashi işinden ayrıldıktan sonra 8 Temmuz sabahı annesi vefat etti. Takashi hem işi hem de annesi bir anda kaybolunca içmeye başladı. Bütün gün içti ve bir duvara yaslanıp şimdiye kadar yaşadıklarını düşündü. Şimdi ne yapacaktı? Hala babasının borcu bitmemişti. Çünkü 13 yıl boyunca altında çalıştığı kişi olan patronu şöyle demişti:

 

-Benden aldığın maaşla borcunu mu ödeyeceksin? Güldürme beni!

 

Haklıydı. Ondan aldığı maaş ile nasıl borç ödeyebilirdi ki? Fakat o işte çalışmasaydı ailesine bakamazdı. Sonuçta endişelenmesi gereken tek şey borç değildi.

 

Bu sırada önünde bir adam belirdi.

 

-Neden içtiğinizi sorabilir miyim?

 

Normalde bir yabancıya yaşadıklarını asla anlatmazdı. Ama içinde biriken tüm bu duyguları birine anlatma hissi o kadar baskındı ki dayanamadı. Her şeyi karşısında duran o yabancı kişiye anlattı.

 

-O zaman benim şirketimde çalışmaya ne dersin?

 

-Neden size güvenmem gerekiyor?

 

-İstersen birkaç günlüğüne şirketime gel. Kararını o zaman verirsin. Anlattıklarına bakarsam hemen bir işe girmen gerek....değil mi?

 

-......Pekala. Birkaç gün sonra kararımı söyleyeceğim. Şimdi şirketinizin nerede olduğunu öğrenebilir miyim?

 

-Elbette.

 

(Adam Takashi'ye iş kartını verir)

 

-İyi günler bayım.

 

-Size de iyi günler bay Takashi.

 

11 Temmuz 2009

 

-Teklifinizi kabul ediyorum.

 

-Umarım iyi geçiniriz bay Takashi. Y şirketine hoş geldiniz...

 

 

5.Bölüm

 

Spoiler

 

2012

 

  Yeni işine başlayan Takashi yabancı adam hakkında birçok şey öğrenmişti. Bu yabancı adam Y şirketinin patronu idi. Oğlu da aynı şirkette babasının altında çalışıyordu. Fakat oğlu, torpil ile girmemişti. Gayet çalışkan bir çocuktu.

 

   2012 yılına girildiğinde Takashi babasının borcunu ödemeyi bitirmişti. Kızı üniversiteye başlamıştı. Kızı ile araları iyi değildi çünkü onunla üç yaşından beri ilgilenmemiş, işine odaklanmıştı. Bir gün kızı ile arasını düzeltmeliydi.

 

2012 yılı Eylül ayının başlarında Y şirketi patronu ve oğlu bir araba kazasında hayatlarını kaybettiler. Onların yerlerine başka iki kişi atandı.

 

2013

 

     Aoi’nin babası vefat etmiş ve annesi yalnız kalmıştı. Damadı ve gelinin evine gidip onlardan özür diledi.  Aslında kızını hep desteklemiş fakat kocasına karşı duyduğu korku, bu destek duygusundan baskın gelmişti o zamanlar. Takashi, kaynanasını bu halde görünce Aoi ile konuşup onu eve aldı. Kaynanası, Yamada ailesine biraz da olsa yardımda bulunmak için ek işlere başladı.

 

   Bu arada Takashi her ne kadar eski patronu ölünce atılacağını zannetse de şu anlık atılmamıştı. Atılmamak için elinden geleni yapıyordu. Bu sıralarda kızı üniversiteden bir süreliğine geldi. Babası ile vakit geçirmek istese de Takashi’nin tek derdi işten atılmamaktı.

 

-BABA YETER ARTIK! Bir kez olsun ailenle vakit geçiremez misin?

 

-Siz iyi vakit geçirin diye çalışıyorum ZATEN!

 

-Baban haklı Mei. O olmasaydı asla üniversiteye gidemeyecektin. Bu tutmayan ayaklarımla sana liseyi bile okutamazdım.

 

-BENİMLE İLGİLENMEDİKTEN SONRA NE ÖNEMİ VAR BUNUN! CİDDEN GÖRÜP GÖREBİLECEĞİM EN KÖTÜ BABASIN SEN!!

 

     Sonraki 2 gün boyunca Takashi içmeye başladı. Çok fazla içtiğinden dolayı işine odaklanamadı ve şirketin emirlerini yerine getirmeyi unuttu. Kızının evdeki son gününde ise daha fazla dayanamadı ve işine gitmeyip kızı ile vakit geçirdi. Ona şu ana kadar yaşadıklarını anlattı. Sonuçta, karşılıklı iletişim her şeyi çözmenin anahtarıydı.

 

-Özür dilerim baba. Hatalıydım. Sen görüp görebileceğim en fedakâr babasın. Seni çok seviyorum.

 

-Ben de seni kızım.....Ben de seni.

 

   Sonunda babasının borcunu ödemeyi bitirmişti. Ayrıca Kızı ve kaynanası ile araları da düzelmişti. Şimdi sadece karısının ameliyatı, kızının eğitim masrafları ve evin kirası gibi sorunlar kalmıştı. Artık güzel günlerin kendini göstereceği ortadaydı.

 

 

6.Bölüm

Spoiler

 

-Olamaz... Neden? Lüt-Lütfen... Evimin kirasını ve kızımın eğitim ücretini ödemem gere-

 

-İzin almadan işe gelmemezlik ettin ve şirketin emirlerini yerine getirmedin. O zaman... Neden şirket seni çalıştırmaya devam etsin ki?

 

-B-Bir dakika... Lütfen.....

 

-Gidebilirsiniz.

 

Takashi sinirle treni beklemeye başladı. Neden kovulmak zorundaydı ki? Neden hep en başa dönmek zorundaydı? Kaderinde hiç mi güneşli güzel günlere yer yoktu?

 

Bu sırada önlerde treni bekleyen tanıdık bir yüz gördü. Bu, kendisini kovan adamdı.

 

Neden ben burada mahvolurken o orada güzel güzel kitap okuyor ki? Her şeyi mahvetti. Onun suçu. Yaşamayı hak etmiyor. Keşke bu dünyadan SİLİNSE

 

Takashi kendine geldiğinde çoktan adamı raylara itmişti. Artık herhangi bir şeyi geri almak için çok geçti. Fakat geri almasına gerek yoktu. Çünkü o doğru olanı yapmıştı.

 

13 Şubat 2013

 

-Neden yaptınız bunu? Savunmanız nedir?

 

Takashi hafifçe kıkırdadı ve şöyle dedi:

 

-Yanlış bir şey yapmadım. O beni öldürdü, ben de onu.

 

-O sizi öldürmedi.

 

-İnsan sadece fiziksel olarak ölmek zorunda değil, değil mi? :)

 

 

Dipnot:

 

Spoiler

Bu karakter Youjo Senki animesinde ana karakterin ölümüne sebep olan kişidir. 2. bölümde yalnızca 3-4 sözü bulunan ve kendisine ad bile verilmeyen bu karakter benim ilgimi çekti ve ona bir hikaye yazmak istedim.

Tabii ki de hiç bir şey işlediği cinayeti örtemez. Ben sadece bir insanın sırf işten atıldı diye kendisini kovan kişiyi öldürmesini güzel bulmadım. Bu sebeple olayı biraz detaylandırmak istedim. Umarım beğenmişsinizdir^^

 

Link to post
Share on other sites

Ellerine sağlık ben beğendim.:good-job-onion-head-emoticon:

Şimdi değerlendirmek istiyorum ama yaklaşık yarım saattir bir şeyler yazıp yazıp siliyorum o yüzden şimdilik bir değerlendirme yazmayacağım.Başarabilirsem bir ara eklerim.:lonely-onion-head-emoticon:

Değerlendireceklere kolay gelsin yazmaya çalışırken fark ettim çok zor bir şey.:beg-onion-head-emoticon:

Link to post
Share on other sites

Allah'ım o kadar tanıdık bir hikâye ki isimleri değiştirip herhangi bir aileye uyarlanabilirmiş gibi geliyor 

Sonunda şey desen de güzel olurmuş onu ben öldürmedim sadece ittim geri kalanından yerçekimi ve ? sorumlu hakim bey ?

Link to post
Share on other sites
pseudohomophylus, 11 saat önce tarihinde yazdı:

Allah'ım o kadar tanıdık bir hikâye ki isimleri değiştirip herhangi bir aileye uyarlanabilirmiş gibi geliyor 

Sonunda şey desen de güzel olurmuş onu ben öldürmedim sadece ittim geri kalanından yerçekimi ve ? sorumlu hakim bey ?

Bu hikayenin seçtiğim animeyi izleyen ve izlemeyen herkes tarafından okunmasını istiyordum. Bu sebeple hikayenin içine kendini diğer hikayelerden ayıracak bir özellik koymadım. Bu yüzden de her şeye uyarlanılabilecek bir hikaye oldu^^''

 

Alternatif sonu beğendim. sjsjshjsjs

 

Teşekkürler eleştirin için:thank_you__onion_by_elcerbero:

Link to post
Share on other sites

Hikâye en son halini almıştır. Yapmam gereken bütün eklemeleri yapmış bulunmaktayım. Umarım seversiniz. İyi okumalar^^

Link to post
Share on other sites
yumulonely, 14.06.2020 - 21:11 tarihinde yazdı:

Yaşamayı hak etmiyor. Keşke bu dünyadan SİLİNSE

Eline sağlık güzel bir çalışma olmuş. Yukarıdaki gibi büyük punto yazılar olmasa idi daha güzel bir okuma keyfi yasayabilirdik.

Link to post
Share on other sites
skylouse, 7 saat önce tarihinde yazdı:

Eline sağlık güzel bir çalışma olmuş. Yukarıdaki gibi büyük punto yazılar olmasa idi daha güzel bir okuma keyfi yasayabilirdik.

Ana karakterin kendi içinde yaşadığı karmaşayı ancak büyük puntolarla okuyucuya aktarabileceğimi düşündüğümden dolayı öyle yaptım. Bilgisayarda okurken hepsi tek bir satırda gözüküyor. Bu yüzden pek önemsememiştim bu durumu. Kalınlık-incelik veya yazı rengiyle ilgili ayarlama yaparak düzeltmeye çalışacağım.

 

Böyle bir sorun çıkabileceğini hiç fark etmemiştim. Eleştirin için teşekkürler :thank_you__onion_by_elcerbero:

Link to post
Share on other sites
  • 3 weeks later...

Öncelikle FF başlığını gerçekten sevdim. -Hatta en sevdiğim 2. başlık-

Bu hikayede elbette dram olacaktı ama işten çıkarılma nedeni daha ziyade kızının benimle ilgilen diye diretmesi saçma olmuş. Üstelik bu kız üniversite okuyor yani en az 18 yaşında dolayısıyla o yaşlarda zaten bir aile ilgisi çocuk tarafından hem istenmez (benimle ilgilen diye diretmez yani o yaşta biri) hem de evin durumunu bileceği bir yaşta olduğu için kızın bunu ileri sürmesi bana çok saçma geldi. Kaldı ki nerede yaşarsan yaşa gelişmiş bir ülkede özellikle 1 gün işe gitmedin diye kimsenin birini işten atacaklarını pek sanmıyorum.

 

Yani giriş ve sonuç iyi ancak gelişme pek zayıf geldi bana.

 

Başarılar diliyorum. Hayal gücüne sağlık.

 

Link to post
Share on other sites
Nones, 46 dakika önce tarihinde yazdı:

Öncelikle FF başlığını gerçekten sevdim. -Hatta en sevdiğim 2. başlık-

Bu hikayede elbette dram olacaktı ama işten çıkarılma nedeni daha ziyade kızının benimle ilgilen diye diretmesi saçma olmuş. Üstelik bu kız üniversite okuyor yani en az 18 yaşında dolayısıyla o yaşlarda zaten bir aile ilgisi çocuk tarafından hem istenmez (benimle ilgilen diye diretmez yani o yaşta biri) hem de evin durumunu bileceği bir yaşta olduğu için kızın bunu ileri sürmesi bana çok saçma geldi. Kaldı ki nerede yaşarsan yaşa gelişmiş bir ülkede özellikle 1 gün işe gitmedin diye kimsenin birini işten atacaklarını pek sanmıyorum.

 

Yani giriş ve sonuç iyi ancak gelişme pek zayıf geldi bana.

 

Başarılar diliyorum. Hayal gücüne sağlık.

 

Eleştiri için teşekkürler. Olayı nasıl bağlayacağımı bulamadığımdan bazı şeyler senin dediğin gibi mantıksız oldu. Bu hikaye için yapacak bir şeyim olmasa da yazacağım diğer hikayelerde bunları dikkate alacağım. Tekrardan teşekkürler

Link to post
Share on other sites

Çok hızlı gitmişsin.Sondaki karakterin tepkiside aşırı geldi bana böyle büyük hareketler için güzel bir zemin hazırlamak gerekiyor bence.

Psikolojisini etkileyen şeyleri anlatmışsın ama bir tık yavaş gitmeni tavsiye ederim.Daha çok detay ver

Ama güzel ben beğendim.Umarım başka hikayelerinide okuruz.Eline sağlık

Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You are posting as a guest. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Restore formatting

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Recently Browsing   0 members

    No registered users viewing this page.

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.