Jump to content
×
×
  • Create New...

Yüksek lisans çalışması olarak anime ve teknoloji


Recommended Posts

Merhabalar arkadaşlar. Bu konuyu açmamın sebebi başlıkta da belirttiğim gibi yüksek lisans çalışması yapıyor olmam. Soru cevaptan çok fikirlerinizi öğrenmek için sorularım var. Öncelikle anime izlemeye başlamanızın sebebi daha doğrusu sizi animelere çeken şey nedir? ikinci olarak da eğer ilk soruya cevabınız bu değilse animeleri izleme isteğinizin yada sebebinizin kaynağı teknoloji olarak daha ileri işler yapıyor olmaları mı? Özetle öğrenmek istediğim şey şu. Japonların animasyonlarında yüksek teknoloji kullanmaları izleyicilerin dikkatini çekmiş ve daha da fazla izlenmesini sağlamış mıdır? Fikirlerini bekliyorum. Bir anket gibi cevaplarınızı makalemde kullanmak gibi bir niyetimde var eğer izin verirseniz tabii. Şimdiden cevaplarınız için teşekkür ederim. İyi günler.

Link to post
Share on other sites

Animeye abim aracılığıyla başladım ortaokul zamanlarındaydım ve CN'de ara ara çizgi filmlere bakardım. Bir yerden sonra CN'de ki çizgifilmler bana hitap etmemeye başladı çok çocuksulardı işte arada Megas XLR falan yakalarsam izliyordum. Yani zaten çizgifilmlere bunlar çocuk işi gözüyle bakmıyordum. Abimi izlerken görmüştüm ve bilgisayarda ara ara açıp bakıyordum ve gayette normal gelmişti.

Benim sevdiğim özelliklerden birisi 20 dakika olması. Çok fazla uzun süreli bir şeye sabit kalmayı sevmiyorum, şeyleri de sevmem filmi durdur ara ver geri dön. Onun için 20 dakika bana çok ideal gelen bir süreydi. 

Japonların hayal gücü. Özellikle fantastik konularda gerçekten çok iyi düşünüyorlar, belki de bu işe girdikleri için böyle düşünmeye başlamışlardır. 

İstediğin tarzda bir şeyi hemen hemen bulabiliyorsun, yani normal dizilerden hiçbir farkı yok bana göre. 

Çizimler beni etkileyen şeyler değildi, beni daha çok konuları düşünme şekilleri falan etkiledi.

 

Son sorduğun soru için çizim kalitesini birilerini etkilemiyor diye bir şey diyemeyiz. Benim bir arkadaşım çizimler çok güzel diye başlamıştı ama bence bir etken değil. Şöyle diyeyim önyargısı olan insan için veya umursamayan insan için ne kadar kaliteli olursa olsun ona çizim diye bakıyor ve etkilenmiyor veya güzelmiş diyor ama izlemeyi düşünmüyor. Mesela bir arkadaşımla geçen diyaloğu söyleyeyim;

Arkadaşa son çıkan filmden bir kız karakterini göstermiştim, sebebi ise çizimi çok hoşuma gitmişti "Şuna baksana adamlar neler yapıyor" dedim

-"Altı üstü çizim işte ne yapayım"

Verdiği tepki buydu gerisini sen düşün...

 

Ayrıca bu konuya bakarakta bilgi edinebilirsin;

 

Link to post
Share on other sites

Selamlar, ben de yüksek lisans tez aşamasında bir öğrenciyim. Yaşım 28, cinsiyetim erkek. İstediğin şekilde kullanabilirsin cevaplarımı.

 

Küçükken sıkı bir çizgi film izleyicisiydim, hala da öyleyim gerçi :D Sabahtan akşama Jetix izlerdim. 2005'te yayınlanmıştı sanırım Türkçe dublajlı Shaman King serisi (Ondan önce izlemiş olduğum Tsubasa'dır, Pokemon'dur, Dijimon'dur, Beyblade'dir falan saymıyorum onları)

O zamanlar hatırlıyorum oturduğum sitedeki çocukları geç, lise-üniversite öğrencileri, hatta 25-30 yaşına kadar olan abiler dahil Shaman King izliyorlardı Jetix'ten. Her akşam 18.15'te sitede top/oyun oynama etkinlikleri Shaman King için askıya alınırdı. Bölüm (bazen 2 bölüm üst üste yayınlanırdı) biter bitmez gene herkes sokağa çıkar, bölümün kritiğini yapar ve ertesi gün yayınlanacak bölüm için tahminlerimizi tartışırdık. Ey gidi günler :D

 

Neden bizi çok çekiyordu o dönemler Shaman King ?

1 - Diğer çizgi filmlerin büyük bir çoğunluğunda konu bütünlüğü yoktu öncelikle. Her bölüm aynı karakterlerle farklı konular işleniyordu. Çılgın Korsan Jack'te bir sonraki bölümde ne olacak, yarın neler olur diye tartışamıyorduk mesela örnek vermek gerekirse. Spider-Man, X-Men falan konu bütünlüğüne sahip çizgi filmler olsalar da o dönemdeki çocuklar için ağır kaçıyordu. O zamanki kapasitemizle yakalayamıyorduk Spider-Man ve X-Men'i, eğlenceli de değillerdi zaten. Neticede o serilerde ana karakterler hep yaşlı başlı adamlar. Ama Shaman King'de, Pokemon'da vs. ana karakterlerin yaşları o dönemin çizgi film izleyicisine daha yakındı. Benim jenerasyonum için doğru zamanda, doğru mecrada, doğru animeler yayınlanmış yani baktığın zaman.

2 - Batı yapımı çizgi filmlerde hep ana karakter üzerine yoğunlaşılırken, animelerde yan karakterler de seyirciyi kendine bağlayabiliyordu. Örnek: Beyblade döneminde mahallelerde çocukların oynadığı, mahalle pazarlarından falan alınan Beyblade'lere bak mesela, her bir çocuk farklı renklerde Beyblade seçerdi. Büyük çoğunluk ana karakterin Beyblade'ini kullanmıyordu. Ben Kai, Rei ve Takao'dan sonraki Max adlı 4. karakterin yeşil renkli Beyblade'ini aldırmıştım mesela aileme :D Ulan hep dayak yiyordu benim Beyblade bak aklıma geldi yine sinirlendim :ASdASD Ama mesela işte Spider-Man, X-Men serisindeki bi 3. 4. karakter seyirciyi kendine bağlayacak kuvvette olmuyor. Batılı serilerin çoğunda olmuyor bu durum, sadece Spider-Man'a özgü bi durum değil.

3 - Konu bütünlüğü olan, çocuk karakterlere sahip batılı seri yayınlanmamış olmasının yanı sıra, batılı serilerde arkadaşlık/dostluk kavramları pek işlenmiyordu. Bizim gibi sokakta, sokak oyunlarıyla büyümüş bir nesil için belki de en kritik değere sahip madde budur.

4 - Bahsettiğim pazarlarda satılan Beyblade'ler dışında Pokemon tasoları olsun, Digimon kartları olsun, sokağa taşıyabileceğimiz ve parasal olarak erişilebilir oyuncaklar vardı. Batılı çizgi filmlerin böyle bir olayı yoktu. Bazı film olarak yayınlanan batılı çizgi filmlerin oyuncakları McDonald'slarda falan çocuk menüsü yanında veriliyordu, örnek olarak Oyuncak Hikayesi'ni hatırlıyorum. McDonald's da Türkiye'nin her yerinde yoktu. McDonald's pahalıydı da zaten. Memur bir ailenin bütçesi, çocuğu sürekli götüremezdi oraya yani. Ama ver 100 bini 250 bini çocuğa, çıksın sokağa cips yesin taso oynasın, tertemiz.

 

Yine kendi jenerasyonum için konuşuyorum, animasyonlardaki yüksek teknoloji kullanımının bizi çektiği ihtimali %0dır bence. Diğer çizgi filmlerden çok da farklı değildi animelerin animasyon kalitesi. Hatta örnek vereyim, Fransız yapımı Galaktik Futbol'un animasyon kalitesi çok daha iyiydi animelere göre.

 

Kolay gelsin şimdiden, başarılar.

Link to post
Share on other sites

İlk animem (çocukken izlediklerimi saymazsak) geçen yıl izlediğim One Punch Man.Bir arkadaş önermişti onu kırmamak için açtım izledim.Ama beklediğimden çok farklı bir şeyle karşılaştım.Adeta büyülendim ve düzenli olarak anime izlemeye başladım.

Animelerin sevdiğim yanlarından biri karakterlerdir.Normalde film/dizi izlerken genelde sadece 1,2 karakter ilgimi çeker ama animelerde farklı,çoğu animede bir sürü ilgimi çeken, yaratıcı bulduğum karakter var.

Başka bir yan ise görsellik.Eski animeleri sırf görsel olarak kötü,yavan geldiği için izleyemem.Anime izlerken pek çok kez durdurup uzun uzun sahneleri izlemişliğim vardır.Görsel yan ne kadar kuvvetliyse animenin üzerimdeki etkisi o kadar artar.

Onun dışında hikaye,karakter gelişimi,müzik gibi şuan aklıma gelmeyen pek çok etken var.

 

Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.
Note: Your post will require moderator approval before it will be visible.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Restore formatting

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Recently Browsing   0 members

    No registered users viewing this page.

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.