Jump to content
×
×
  • Create New...

TheRocker

Kayıtlı Üye
  • Content Count

    34
  • Joined

  • Last visited

  • Days Won

    1

TheRocker last won the day on June 24 2012

TheRocker had the most liked content!

About TheRocker

  • Rank
    Level 1
  • Birthday 05/19/1991

Recent Profile Visitors

The recent visitors block is disabled and is not being shown to other users.

  1. Bende maskeyi çıkarmasını çok istiyorum ;D açıkcası çok merak ettiğim bir yüz bir kaç fake yüz yapmışlar çok benziyor ama ne olacağı bilinmez değil mi ?
  2. Arkadaşlar istiyorsanız diğer bölümleri de eklerim.Bu indirme linkleri kırık çıkarsa ( ki bence çıkmaz çünkü çok yeni ;D) söyleyin yenilerim... Naruto Shippuuden 254.Bölüm Video dosyalarının rar şifresi: www.warezturkey.net http://depositfiles.com/files/hlu713afi http://letitbit.net/download/49351.4dc67aa4b5c6dc4fa88d5644371a/NrtS.Bl254.teoMan.WT.rar.html http://uploaded.to/file/ckaagnwa http://uploading.com/files/cm8m8fe8/NrtS.Bl254.teoMan.WT.rar/ Bölüm toplam 4 alternatif indirme linkinden oluşuyor... Naruto Shippuuden 253. Bölüm http://www.mediafire.com/?kveyai67tfnt7n6 Bölüm toplam 1 alternatif indirme linkinden oluşuyor... Naruto Shippuuden 252. Bölüm Video dosyalarının rar şifresi: www.warezturkey.net http://letitbit.net/download/29308.246cef94fb5873dba1d3b3069bce/NrtS.Bl252.teoMan.WT.rar.html http://depositfiles.com/files/th0qd4igc http://uploading.com/files/b5m56dm3/NrtS.Bl252.teoMan.WT.rar/ http://uploaded.to/file/2oiueyap Naruto Shippuuden 251. Bölüm Bu video dosyalarının rar şifresi: www.warezturkey.net http://letitbit.net/download/20397.28f36f8e4a20c95ba543bbc4603a/NrtS.Bl251.teoMan.WT.rar.html http://depositfiles.com/files/8fwbjpcg7 http://uploaded.to/file/p8syddll Tıkla ! ! ! Emeğe Saygı +Rep lütfen !
  3. Güzel paylaşım teşekkürler bilmeyenler var... ;)
  4. Adamımsın Zoro ! ;D http://www.youtube.com/watch?v=LGsQ8WqJeFE Tıkla ! ! ! Emeğe Saygı +Rep lütfen !
  5. Doğru benim hiç dikkattimi çekmemişti zaten serinin bir bölümünü izledim fantastik dörtlüde hoşuma gitmemişti ;D bilgi için teşekkürler
  6. İlk izlediğim ve en çok hoşuma giden Rosario to Vampire çok teşekkürler :)
  7. Japon sineması yükselen değer. Ama bu sinemayı yalnızca son yıllarda çok popüler olan korku filmleriyle değerlendirmek doğru olmaz. Japon sinemasının köklerine doğru kısa bir gezinti yaparak bu yanılgıyı bir nebze bertaraf edelim istedik. Uzakdoğu sinemalarının ilki olan Japon sineması 1898’den başlayarak kabuki tiyatrosundan filme alınan birkaç sahneyle etkinliğini göstermeye başladı. 1912’den sonra Japon sinemasında iki büyük akım görülür; kabukiden esinlenilen eski konuların yanı sıra Kyoto stüdyolarında çevrilen günümüzdeki samuray öykülerinden oluşan Jidai-Geki’ler ve Tokyo’da gerçekleştirilen ve çağdaş konuları ele alan Gendai-Geki’ler. 1912-1929 döneminin en iyi filmleri, Nomira Kaeriyama ve Eiso Tanakai’nin gerçekleştirdikleri Gendai-Geki türünden filmlerdi. Ama Japon sinemasının gerçek öncüleri, Kenji Mizoguşi (1898-1956) ve Teynosuke Kinugasa (1896-1982) ve Tomi Uşida (1897-1970) oldular. Bu yönetmenler kadın rollerinin erkekler tarafından yorumlanması gibi Japon tiyatrosuna özgü eski anlayışın yeniden ortaya çıkmasına karşı koydular ve 1927’de hem eski hem de modern konuları yeni bir bakış açısıyla ve büyük bir teknik ustalıkla işlemesiyle kendini kabul ettiren Pro-Kino (Proletarya Sineması) hareketini ortaya attılar. Pro-Kino hareketinde Kinugasa (Jujiro / Kavşak – 1928) ve Mizoguşi (Tokay Kökyogaku / Büyük Kent Senfonisi – 1929) dışında Yosujiro Ozu (Tokyo Korosu –1931), Daisuke İtoh (Güneş 1926) ve Minori Murata biraraya geldiler. Bütün Pro-Kino yapımlarında ideolojik bir özellik göze çarpıyordu. Mizoguşi, 1936’da fahişeliğin Osaka’da bu işe ayrıymış bir mahallede sürüp gidişini ele alan Gionno Şimay’ı (Gion Hemşireleri –1936) çevirdi. Söz konusu film çağdaş konuları yeğlemesiyle dikkati çeken gerçekçi bir okula örnek oluşturdu. Bu okulun filmlerinde Mizoguşi’nin filmlerinde olduğu gibi çok sağlam nitelikler taşıyan teknik, gerek öykünün gerekse oyuncuların el-kol hareketlerinin üstün gelmesi sonucunda ikinci plana itiliyordu. Söz konusu okulun en iyi temsilcisi, büyük bir yalınlığın görlüdüğü filmleriyle Mikio Naruse (1905-1969) oldu. (Bütün Aile Çalışıyor- 1939 / Fener Şarkısı-1943) Naruse’nin yanı sıra Heinosuke Goşo’yu (Soluk Bir Gecenin Kadını – 1936), Hiroşima Şimuzu’yu (Rüzgarın Çocukları – 1937) da saymak gerek. İkinci Dünya Savaşı döneminde donanım yokluğu ve özellikle savaş propagandası filmleri yapma zorunlulğu nedeniyle Japon sinemasında belirgin bir gerileme görüldü. Japon sinemasının ustalaıı olan Mizoguşi, Kinugassa, Uşida ve Goşo çalışmalarına ara verdiler. Savaş dönemi yapımları arasında ancak Tonotaku Tazaka’nın Beşler Devriyesi ve Satzuo Yamamoto’nun (1910-1983) Havai Savaşı gibi filmleri sayılabilir. 1945’de Amerikan filmleri Japon sinema piyasasını ele geçirdiler. Japon ulusal filmlerinin büyük bir bölümü, Hollywood’un korku ve polisiye filmlerini taklit etti ve bu filmlerden etkilendi. İkinci Dünya savaşı sonrasında, kendilerini daha önce ispat etmiş Kinugasa, Mizoguşi ve Naruse yeniden filmler yapmaya başladılar. 1952 yılında Kinugasa Cehennem Kapısı (Jigokumon), Mizoguşi Yağmurdan Sonraki Soluk Ayın Hikayeleri (Ugetsi Monagatari), Naruse ise Ana (Okasan) filmlerine imza attılar. Öte yandan modern Japonya’nın sıkıntılarını lirik bir coşku ve şiddetle yansıtmayı bilen yeni yönetmenler ortaya çıkmıştı. Özellikle, artık günümüzde Japon sineması deyince, 80 ve 90’lı yıllarda çektiği filmlerle (Ran, Düşler, Ağustosta Rapsodi gibi) aklımıza gelen ilk isim olan Akira Kurosawa önce 1949’da Kuduz Köpek, 1950’de Sarı Irkın Şehveti (Raşomon), ardından da 1952’de çektiği Yaşamak (İkiru) ile büyük dikkat çekmeyi başarmıştı. Kurosawa eski konuları yeniden ele aldı. 1954 tarihli Yedi Samuray (Siçinin no Samuray) yönetmenin sinema dünyasına armağan ettiği ölümsüz bir klasik oldu. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından gerçekleştirilen en önemli filmlerden bazılarının savaşın korkunçluğunu yansıtmaya yönelik olduğu görülür. Masaki Kobayaşi’nin sekiz saatten uzun süren ırmak filmi İnsanlık Durumu (Ningen no Joken- 1959/1961); Kon İçikava’nın Ovadaki Ateş (1959) filmi; Kaneto Şindo’nun atom bombasının korkunçluğunu ele alan Hiroşima Çocukları (Genbaku no Ko – 1952); Kurosawa’nın yine aynı temalı Eğer Kuşlar Bilseydi (1955) bunlara en güzel örneklerdir. 1960 yıllarından sonra Japon sinemasında gitgide belirginleşen siyasi bir bağımlılık ortaya çıktı. Bununla birlikte Kaneto Şindo’nun ardından gelen genç sinemacılar , filmlerinde gerçekçiliği bırakarak teatral üsluplaştırma ile alegoriye daha büyük bir istekle yöneldiler. Hiroşi Teşigahara’nın Kumsalların Kadını (Suno no Anna –1964); Şokei İnamura’nın Böcek Kadın’ı (1971); Şuji Terayama’nın Kitapları Atıp Sokağa Çıkalım’ı (1972); Nagisa Oşima’nın tutkuları ele aldığı Tören’i (Gişiki –1971) ile Tutku İmparatorluğu ( Ay no Borey –1978) bu tarz filmlerdir. Bu arada Yasujiro Ozu izleyiciyi teknik ile etkilemeye karşı çıkarak, geçen zaman ve önemini yitiren geleneksel değerler üstüne “buruk çeşitlemeler” gerçekleştirdi. Japon sineması, 1990’lı yıllarda Akira Kurosawa gibi uluslararası şöhret kazanacak bir yönetmen daha çıkardı; Takeshi Kitano. Avrupa film festivallerinin her daim davetlisi ve bir de Altın Aslan sahibi olan Kitano bir sinema ustası halini alması belki çok yönlülüğünün sonucu. Köşe yazarlığından aktörlüğe, talkshow sunuculuğundan komedyenliğe pekçok işe bulaşmış renkli bir sima. Kitano’nun filmleri arasında Japon mafyası yakuzayı temel alan Havai Fişekler (Hana-bi – 1997), Brother (2001), Violant Cop (1989), Boiling Point (1991), Sonatine (1993); bir çocuğun gözünden aktarılan komedi filmi Kikujiro; gençlerin hayatını anlatan A Scene at the Sea (1992), Kids Return (1996) sayılabilir. Tamamen kendim yazım...+ Rep emeğe saygı.
  8. TheRocker

    Elementler

    Hitsugaya Lynx Allah razı olsun sizden şurada anime yönünden bakan 1 kaç kişi çıktı benden size + rep ! ! !
  9. Anime Nedir ? Anime (Japonca: アニメ, Anime telaffuzu: "anime"), animasyon veya çizgi film anlamına gelen Fransızca kökenli, Japonca bir kelimedir. Animeler, genelde mangaların televizyona ya da sinemaya uyarlanmasıdır. OAV veya OVA denilen videolar şeklinde de piyasaya sürülebilirler. Animeler, el çizimi veya bilgisayar yapımı olabilir. Anime - Vikipedi Anime kendi arasında beşe ayrılır: TV Serisi: Standart bir olay örgüsünde giden bölüm süreleri genellikle 20~25 dk. kadar olan seriler. OAV / OVA: TV serisine uyarlanmamış çoğu Manga OVA olarak çıkar(Bkz. 5cm/s, Kowarekake no Orgel).Kendi aralarında bir olay örgüsü vardır.Toplam bölüm sayısı 5-6'yı geçmez. Special: Özel bölüm, genellikle TV serisinin olay örgüsünden uzak olur ve süre olarak genelde TV serileriyle aynıdır. ONA: Sadece internete sürülen, kısa animelerdir(Bkz. Fumiko no Kokuhaku, Suzumiya Haruhi-chan no Yuuutsu). Movie: Gene genelde olay örgüsünden uzaktır, süre olarak 40 dakika ile 2 saat arasında değişir. Manga ise Animelerin çizim halleridir.Mangalar da haftalık ve ya aylık olarak çıkar.Çizgi roman ve çizgi film arasındaki bağlantı ile Anime ve Manga arasındaki bağlantı da aynıdır(Bkz. Marvel Spiderman(Çizgi roman), Spiderman(Çizgi film) ve Bleach(Manga), Bleach(Anime)). Ayrıca; genellikle TV serisi hariç tüm animeler Manga dışıdır ve bunun yanında TV serisinde Manga dışı olan bölümler ise "filler" olarak adlandırılır ve Anime-Manga arasındaki zamanı aşmak için kullanılır. Bu başlık altında Japonca, Japonya, Japon Kültürü hakkında bilgilerinizi paylaşabilirsiniz. İlk dersimiz Japonca chan: türkçe’deki -cik eki gibi bir şey (bkz: içtencik). aşırı sevimlilik belirtiyor, kullanan kişinin chan diye hitap ettiği kişiyi şirin bulduğu anlamına geliyor. (bu noktada aklımıza naruto’nun sakura-chan deyişi, hatta “saakura-çiaaan” deyişi gelsin.) genellikle küçük çocuklara, genç kızlara, sevimli hayvanlara, bir kişinin sevgilisine ve çok yakın arkadaşına hitaben kullanılabiliyor. normalde kişiler kendi isimlerine ünvan ekleri takamamasa da bazı dejenere japon kızları (death note’daki misa misa gibi) kendi isimlerine çocuksuluk ya da şımarıklık olsun diye chan ekleyebiliyorlarmış. (tekrar bkz: içten-chan) kun: şirket gibi hiyerarşik ortamlarda üstler astlarına kun diye hitap ederlermiş. bunun dışında genellikle erkek çocuklarına kun denirmiş ya da kızlar çok yakından tanıdıkları veya duygusal olarak çok yakın hissettikleri erkeklere kun derlermiş. (burada da sakura’nın sasuke’ye daima sasuke-kun demesi ama naruto’ya asla kun dememesi aklımıza gelsin.) san: bey-hanım, bay-bayan, mr.-mrs.-miss, sayın vb. gibi bir saygı eki. yanlızca özel isimlerin sonuna eklenmesi gerekmezmiş, mesleklerin sonuna da getirilebilirmiş. bkz: bakkal efendi, hoca hanım, hatta hocaanım ayrıca animelerde (mesela fullmetal alchemist’te) sıkça duyduğumuz gibi abilere onii-san, ablalara onee-san diye hitap ediliyor. (naruto’da lee’nin sakura’ya sakura-san demesi miss sakura demesi gibi bir şey oluyor.) sama: ekstra saygı eki. san’ın katmerlenmişi gibi bir şey. resmi durumlarda bir insan üstüne ya da çok saygı ve hayranlık beslediği birine sama ekiyle hitap edebilirmiş. (yine naruto’dan bir bakınız: ses köyünün ninjalarının orochimaru’ya orochimaru-sama demesi ya da konoha köyünün liderlerine hokage-sama denmesi.) sensei: hoca demek. söz konusu insan ninja hocası da olabilir, okul öğretmeni de olabilir, profesör de olabilir. hatta üstat demek daha doğru çünkü sensei denilen kişinin illa bir şey öğretmesi gerekmiyor doktorlara, sanatçılara, manga çizerlerine de sensei denilirmiş. wikipedia “otorite figürleri” diye genelleme yapmış. bu durumda hoca, üstat ve usta en doğru çeviriler sanırım. (kakashi-sensei kakashi usta diye mi çevrilir? püff hiç güzel olmadı, çevrilmesin daha iyi.) daha başka ekler de var ama onları animelerde pek duymadığımdan yazmıyorum. senpai: ast-üst ilişkisi belirten ünvan. latin harfleri ile yazılırken sempai diye de geçebiliyor. örgütsel yapısı bulunan ortamlarda daha eski ve deneyimli olanlar senpai oluyor ve sonradan gelenlerin onlara isimlerinin sonuna senpai ekini getirerek hitap etmesi gerekiyor. İş yeri, şirket gibi yerlerin yanısıra karate okulu ya da normal okullarda da bu geçerli. yalnızca bir sınıf üstü bile olsa çok samimi olmadıkları sürece okul arkadaşlarına senpai ekiyle hitap etmeleri gerekiyor. hatta üniversitelerde bile aynı şey söz konusu! üniversitede geçen bir anime olan genshiken’de insanların cep telefonuna bile birbirlerini adının sonuna senpai eki getirerek kaydettiklerini gördüm, yuh dedim. kohai: kohai de senpai’nin tersi oluyor. biri sizin senpai’nizse sizde onun kohai’si oluyorsunuz, sizin ona saygı göstermeniz onun da size deneyimleri sayesinde yardımcı olması beklenir. bana öyle geliyorki konuşma sırasında hohai ek olarak pek kullanılmıyor, onun yerine senpailer kohailerine diğer saygı eklerinden uygun olan bir tanesini (mesela kun ya da san) kullanıyorlar. dono: saygı seviyesi olarak san ile sama arasında bir yerde bulunuyormuş zamanında ama artık kullanımdan kalkmış. tarihsel animelerde geçer. efendi/hanımefendi gibi bir anlamı var. örneğin 1870′lerde geçen rurouni kenshin’de kenshin, kaoru’ya karşı çok kullanır bu eki. Ossan: Türkçeye dayı, amca olarak çevrilebilir animelerde genellikle orta yaşlı erkekler için kullanılır. Örneğin animedeki baş karakter tanımadığı orta yaşlı bir adamla karşılaştığında ossan diye hitap eder. One-chan yada Oneesan: Türkçesi abladır, animelerde genellikle kendinden yaşca büyük bayanlara hitap ederken kullanılır. Oni-San yada Aniki: Abi, kendinden yaşca büyük genç erkeklere hitap ederkende kullanılır. Oji-San yada Cici: Dede,yaşlı demektir, genellikle kendinden yaşca oldukça büyük erkekler için kullanılır. Oba-Chan: Nine, teyze demektir kendinden yaşca çok büyük bayanlar için kullanılır. Nakama: Arkadaş,dost demektir. Hime: Prenses demektir, ama soylu yada çok saygın bayanlar içinde kullanılır. Yatta!(veya Yatta zou!) - Başardım! / Yaptım! Chikara - Güç (Buna ters düşenler olabilir, demek istediğim güç anlamına uygun kelimeyi bulamadım ama, İngilizce'ye göre "strength" değil, "power".) Soushite - Ayrıca Shikashi - Fakat Demo.. - Ama.. Mina-sa - Herkes Aitsu - O (Erkekdi sanırım) Anii-ki - Abi Shiranai / Shirane - Bilmiyorum Korosu - Öldürmek Koroshinasai - Öldürür müsün?(gibi iyi dilekler ile söyleme yani) Hayaku - Çabuk Nigete - Koş Kudasai - Lütfen(Rica) Sennin - Sage(Türkçe'si neydi ya ) Mao / Daimao / Akuma - Şeytan, iblis vb. Ai - Aşk Tsugi - Sonraki Itsumo - Her zaman Hito - Kişi Hitori - Yalnız Sekai - Dünya Kuso Gaki - Lanet olası çocuk Chekuso - Kahretsin Kono Yarou - Seni pislik(That bastard! ) Kisama - Sen (Kabaca, sanırım?) Zutto - Sonsuza dek Tadakatte - Dövüşmek Tatsukete - Kurtarmak Sou-Taicho - Baş Kaptan Taicho - Kaptan Kuki-Taicho - Alt Kaptan Shinigami - Ölüm Meleği Zanpakutou - Ruh Kesici (Bunu altyazıda gördüğümde az kopmamıştım) Genki - İyi (Canlı, hareketli, enerji dolu) Nan desu ka? - Ne oldu? Nan i yo surunda?! - N'apıyorsun?! Baka - Salak Ahou - Aptal Chotto! - Türkçe'deki "Hopp!" gibi bi anlamı var tek başına Ayrıca "biraz" da demek. Namae wa? - İsim? (Kısaca isim sormak) ...Anata wa? - ...Ya sen? (Bir sorunun ardından gelir genelde) Tamashii - Eğlenceli (Kawarekake no Orgel'de bayağı vardı!) Uso! - Yalan! / Gerçek Olamaz! / İnanmıyorum! Ryu - Ejderha Renkinjitsu - Alchemy Renkinjitsushi - Alchemist Hagane - Metal, Çelik Sennin : Bilge,keşiş. Zettayni: Kesinlikle! Onegai: Yalvarırım, Lütfen! Shogun:General Ichigo: Çilek Onna:Kadın Otaku:Adam Pika:Işık Gomu:Lastik Kami:Tanrı,yıldırım Bushido:Kılıç Ustası Shinobi:Ninja Katana:Kılıç Kaizoku:Korsan Hitokiri:Katil,suikastçi. Battousai:Adambiçen Kenpo: Dövüş sanatları Budokai:Yarışma Tensai: Dahi Baka/Bagayero:Aptal, salak Kame:Kaplumbağa Hebi:Yılan Bagemon:Canavar,korkunç yaratık Tense:Melek Kawaii: Hoş,şirin Gohan: Yemek Majin: Şeytan Madoshi: Büyücü
  10. Ben teşekkür alıcağımı sanmıyordum ;D bir şey değil arkadaşlar size bir bilgi kazandırdıysam ne mutlu bana :)
  11. Ben pek öleceğini sanmıyorum Naruto Shippuuden biter yeni bir versiyon başlar böyle bir tartışma var zaten daha önce görmüştüm çizerler şu anda yapıyorlarmış sanırım Naruto Kakashi kadar felan oluyor Sasuke dönüyor öyle şeyler düşünün Kyuubi'yi kontrol edebiliyor yeni bir seri :D ömrümüzün sonuna doğru biter bence bu Naruto :D
  12. Arkadaşlar Naruto'nun türünün bir diğeride 'Komedi' dir.Biliyorsunuz peki en çok güldüğünüz sevdiğiniz bölüm hangisiydi ? ister resim ister video ister açıklamalı bir yazı yazın ama ben bir örnek olarak video paylaşacağım şahsen benim en sevdiğim 2 bölüm Naruto'nun uyku sersem iken kalkıp 'Ne istiyorsun fahişe' demesi çok komiğime gitmişti ve Kakashi'nin küçükken Naruto'ya bin yıllık acı uygulamasında :D
  13. TheRocker

    Elementler

    :D Ben sadece anime ile ilgili bir konu açtım bilimsellikle alakası yok sadece görüşünüzü merak ettim :D Arkadaşlar benim sorum anime ile ilgili bilimsel girdiniz siz olaya animede ne oluyorsa onu sundum size lütfen bu sözümü yanlış anlamayın görüşünüze saygı duyuyorum en azından Türkiye'de bilim adamı sayısı çoğalıyor :D
  14. TheRocker

    Elementler

    Açıklarım fakat biz bilimsel bir açıklama yapmıyoruz bir animede ne oluyorsa onu açıklıyoruz :D ama ateş suya karşı zayıftır ben bu konumu saçma bulmuyorum insanların görüşüne bakıyorum onların hayranlık duydukları keşke bende şu element olsa felan demesine bakıyorum ama bakış açın güzel SnoW_DeaD ;D

Important Information

By using this site, you agree to our Terms of Use.